Yargıtay Kararı Hukuk Genel Kurulu 2008/623 E. 2008/641 K. 22.10.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : Hukuk Genel Kurulu
ESAS NO : 2008/623
KARAR NO : 2008/641
KARAR TARİHİ : 22.10.2008

MAHKEMESİ : Balıkesir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 23/06/2008
NUMARASI : 2008/196-2008/263
Taraflar arasındaki “alacak” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Balıkesir Asliye 1.Hukuk Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 21.5.2007 gün ve 2006/407-2007/164 sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 13.Hukuk Dairesinin 26.11.2007 gün ve 2007/8824-14109 sayılı ilamı ile, (…Davacı, avukat olduğunu ve 4.2.2001 tarihinden itibaren davalı kurumun sözleşmeli avukatı olarak görev yaptığını, sözleşme ile kararlaştırılan ücretin ödenme şekli ve miktarının 1136 Sayılı Yasanın emredici hükümleriyle ücret tarifesine aykırı olduğunu, bu itibarla davalı kurumun aylık avukatlık ücreti ödemesinin gerektiğini ileri sürerek tarihinden itibaren istifa ettiği 20.5.2004 tarihine kadar olan aylık ücretlerinin toplamı olan 10.065.000.000 TL’nın tahsilini istemiştir.
Davalı, davacıyla yapılan sözleşmede aylık ücret ödeneceğine dair hüküm bulunmadığını, talimatname uyarınca ücret ödendiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, sözleşmede kararlaştırılan ücretin kamu düzenine ilişkin olan kanunun amir hükümlerine aykırı olamayacağı gerekçesiyle 10.050.000.000 TL’nın davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı avukatın davalı kurumla yaptığı sözleşme uyarınca sözleşmeli avukat olarak 9.4.2001 tarihinde işe başladığı ve 20.5.2004 tarihinde istifa ederek işten ayrıldığı tarafların kabulünde olup,davacı ile davalı arasında imzalanan sözleşmede de davacıya tarife uyarınca ödenecek ücretin dışında ayrıca aylık ücret ödeneceğine dair bir hüküm bulunmadığı da çekişmesizdir.Davacı bu davada Avukatlık Asgari ücret tarifesi uyarınca ödenmesi gereken aylık ücretleri talep etmektedir.Davacı 9.4.2001 tarihinde işe başlamış, görev yaptığı sürece bir takım ödemeleri tahsil etmiş ve ancak istifa ettiği 20.5.2004 tarihine kadar aylık ücretin ödenmesi gerektiğinden bahisle davalı kuruma bir bildirimde bulunmamıştır.Sözleşmede aylık ücret ödeneceğine dair bir hüküm bulunmadığı halde bu sözleşmeyi 9.4.2001-20.5.2004 tarihleri arasında uygulayan ve bu süre zarfında davalı kurumdan aylık ücret hususunda bir talepte bulunmayan davacının, işten ayrıldığı 20.5.2004 tarihinden uzunca bir zaman sonra 7.12.2006 tarihinde bu davayı açarak talepte bulunmuş olması iyiniyet kurallarına aykırıdır. Mahkemece değinilen bu yön gözetilerek davanın tümden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir…) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN: Davalı vekili
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre,Hukuk Genel Kurulu’nca da benimsenen Özel Daire Bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
SONUÇ: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile,direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı H.U.M.K.nun 429. Maddesi gereğince BOZULMASINA, 22.10.2008 gününde oyçokluğu ile karar verildi.