Yargıtay Kararı Hukuk Genel Kurulu 2012/298 E. 2012/440 K. 04.07.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : Hukuk Genel Kurulu
ESAS NO : 2012/298
KARAR NO : 2012/440
KARAR TARİHİ : 04.07.2012

MAHKEMESİ : Ankara 4. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 17/01/2012
NUMARASI : 2011/1291-2012/54
Taraflar arasındaki “şikayet” isteminden dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 4.İcra Hukuk Mahkemesince şikayetin reddine dair verilen 21.12.2010 gün ve 2010/1233 E. – 1304 K. sayılı kararın incelenmesi şikayetçi vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 12.Hukuk Dairesinin 11.10.2011 gün ve 2011/2589 E. – 2011/18592 K. sayılı ilamı ile;
(…Şikayetçinin icra mahkemesine başvurusu, İİK.nun 89. maddesi uyarınca kendisine gönderilen 1. ve 2. haciz ihbarnamelerine yasal süresinde itiraz etmesine rağmen adresinde uygulanan haciz işleminin yasaya aykırılığı nedenine dayalıdır. Bu nedenle öncelikle mahkemece bu yöndeki iddianın incelenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir…)
gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN: Şikayetçi vekili

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulu’nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
İstek; İİK. 82/1 maddesi gereğince haciz işleminin iptali istemine ilişkindir.
Yerel mahkemece, “…Kural olarak gerçek ve tüzel kişilerin tüm mal, hak ve paraları üzerine haciz konulması mümkündür. Bir mal, hak ve paranın haczedilmemesi için açık kanun hükmüne ihtiyaç vardır. Ziraat Bankasının mal ve parasının haczini engelleyen açık kanun hükmü bulunmadığından, icra dairesinin haciz kararı isabetlidir” gerekçesi ile şikayetin reddine dair verilen karar, şikayetçi vekilinin temyizi üzerine Özel Dairece; yukarıda başlık bölümünde yer alan gerekçe ile karar bozulmuştur.
Yerel mahkemece, önceki gerekçelere ilave olarak “… Kaldı ki müşteki banka 2. ve 3. haciz ihbarnamelerinin iptali için Mahkememizin 2010/1256-1308 sayılı dosyasında şikayet başvurusu yapmış ve şikayetin kabulüne karar verilmiştir. Bu karar Yargıtay 12.Hukuk Dairesinin 2011/2588-18593 sayılı kararı ile kesinleşmiştir.” gerekçesi ile direnme kararı verilmiş; hükmü şikayetçi vekili temyize getirmiştir.
Hukuk Genel Kurulu’ndaki görüşmeler sırasında, işin esasının incelenmesinden önce, direnme kararının gerçekte yeni hüküm niteliğinde olup olmadığı; dolayısıyla, temyiz incelemesinin Hukuk Genel Kurulu’nca mı, yoksa Özel Dairece mi yapılması gerektiği hususu, ön sorun olarak tartışılıp, değerlendirilmiştir.
Bilindiği üzere; direnme kararının varlığından söz edilebilmesi için mahkeme bozmadan esinlenerek yeni herhangi bir delil toplamadan önceki deliller çerçevesinde karar vermeli; gerekçesini önceki kararına göre genişletebilirse de değiştirmemelidir (HUMK. m.429).
Eş söyleyişle; mahkemenin yeni bir delile veya bilgiye dayanması, ilk kararının gerekçesinde dayandığı hukuki olgunun yanında veya dışında yeni bir hukuki olguya dayanarak ve gerekçesini de bu yeni hukuki olgu yönünde değiştirerek karar vermiş olması hallerinde, direnme kararının varlığından söz edilemez.
Somut olayda, yerel mahkemece ilk kararın gerekçesinde değinilmeyen ve ilk karar tarihinden iki gün sonra karara çıkan Ankara 4. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2010/1256-1308 sayılı dosyasında 2. ve 3. haciz ihbarnamelerinin iptaline karar verildiği gerekçesi benimsenmiş; direnme kararında da bu belgeye açıkça dayanılmıştır.
Yerel mahkemenin direnme olarak adlandırdığı temyize konu kararın, usul hukuku anlamında gerçek bir direnme kararı olmadığı; ilk kararda yer almayan, gerek mahkemece gerek özel dairece tartışılıp değerlendirilmeyen yeni bir hukuki belgeye dayalı yeni hüküm niteliğinde olduğu her türlü duraksamadan uzaktır.
Hal böyle olunca; kurulan bu yeni hükmün temyizen incelenmesi görevi, Hukuk Genel Kurulu’na değil, Özel Daireye aittir.
Bu nedenle, yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosya Özel Daireye gönderilmelidir.
S O N U Ç : Yukarıda gösterilen nedenlerle şikayetçi vekilinin yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın 12.HUKUK DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’na 5311 sayılı Yasanın 29. maddesi ile eklenen “Geçici Madde 7” atfıyla aynı yasanın 366. maddesi uyarınca tebliğden itibaren 10 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 04.07.2012 gününde yapılan birinci görüşmede oybirliği ile karar verildi.