YARGITAY KARARI
DAİRE : Hukuk Genel Kurulu
ESAS NO : 2012/1574
KARAR NO : 2013/585
KARAR TARİHİ : 24.04.2013
MAHKEMESİ : Şereflikoçhisar 1. Asliye Hukuk (Aile Mahkemesi sıfatıyla) Mahkemesi
TARİHİ : 24/05/2012
NUMARASI : 2012/50-2012/228
Taraflar arasındaki “boşanma, nafaka ve tazminat” davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda; Şereflikoçhisar 1. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi’nce davaların reddine dair verilen 25.11.2010 gün, 2009/332 E., 2010/509 K. sayılı kararın incelenmesi taraf vekillerince istenilmesi üzerine, Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 29.12.2011 gün ve 2011/1806 E.– 2011/24077 K. sayılı ilamı ile;
(…1-Yapılan soruşturma, toplanan delillerle davalı-davacı kadının eşini sevmediğini ona ısınamadığını söylediği, davacı-davalı kocanın da eşini baba evine bırakıp gitmek suretiyle birlikte yaşamaktan kaçındığı, böylece evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı, buna iki tarafın eşit kusurlu davranışlarının neden olduğu anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkân vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akışı karşısında davacı-davalı dava açmakta haklıdır. Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine göre, davacı-davalı kocanın boşanma davasının kabulüne (TMK. md. 166/1) karar verilecek yerde, yetersiz gerekçe ile davanın reddi doğru bulunmamıştır.
2-Davalı cevap dilekçesiyle çeyiz senedinde yazılı ziynet ve çeyiz eşyaları ile nakit paranın aynen, olmadığı takdirde bedelinin tahsilini istemiş, bu konuda usulüne uygun bir karşılık dava açmamıştır. Bu taleple ilgili sonradan nispi peşin harcın yatırılmış olması cevap dilekçesindeki bu talebi karşı dava haline getirmez. Öyleyse, davalının ziynet ve çeyiz eşyaları ile nakit paraya ilişkin talebi hakkında “karar verilmesine yer olmadığına” şeklinde karar verilmesi gerekirken, davalı-davacı kadın aleyhinde kesin hüküm oluşturacak şekilde ret hükmü kurulması usul ve yasaya aykırıdır….)
gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN: Davacı-karşı davalı vekili
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulu’nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karşılıklı açılan davalar boşanma ve fer’ilerine ilişkindir.
Davacı-karşı davalı vekili; tarafların 22.08.2007 tarihinde evlendiklerini, bu evlilikten müşterek çocuklarının bulunmadığını, taraflar arasında evlendiklerinden bu yana duygu ve düşünce birliğinin sağlanamadığını, sevgi ve saygılarının azalarak yok olma noktasına geldiğini, aradan geçen zaman içinde tarafların birbirlerine ve evlilik birliğinin yeniden kurulabileceğine ilişkin inançlarını yitirdiklerini, böylece evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenemeyecek derecede temelinden sarsıldığını ileri sürerek, tarafların boşanmalarına karar verilmesini istemiştir.
Davalı-karşı davacı vekili; evlilik birliği içerisinde ne kadar huzursuzluk ve eziyetli günler yaşandı ise, tamamının davacının ailesinden kaynaklandığını, müvekkilin baba evine davacı tarafından bırakıldığını, müvekkilin gezmeye geldiğini sandığını, müvekkilinin eşi ile mutlu olduğunu, ayrılmayı istemediğini, aksi kanaat oluşması halinde ayda 500.TL tedbir nafakası ile 10.000,00 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminat ile çeyiz senedinde yazılı ziynet ve çeyiz eşyaları ile nakit paranın aynen, olmadığı takdirde bedelinin davacıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece; “taraflar arasındaki evlilik birliğinin, ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığı olgusunun somut delillerle kanıtlanamadığı” gerekçesiyle asıl ve karşı davanın reddine, tedbir nafakası isteğinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Taraf vekillerinin temyizi üzerine yerel mahkeme kararı Özel Daire’ce, yukarıda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
Yerel Mahkemece, önceki gerekçeler genişletilmek suretiyle direnme kararı verilmiş; hüküm davacı-karşı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; mahkemece, toplanan deliller dikkate alındığında, davacı- karşı davalı kocanın açtığı boşanma davasının kabulüne karar verilmesi gerekip gerekmeyeceği noktasında toplanmaktadır.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle davalı-davacı kadının eşini sevmediğini, ona ısınamadığını tanık huzurunda söylediği, davacı-davalı kocanın da eşini baba evine bırakıp gitmek suretiyle evlilik birliğinin devamına imkân vermeyecek davranışlarda bulunduğu, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına iki tarafın eşit kusurlu davranışlarının neden olduğu anlaşıldığına göre, Hukuk Genel Kurulu’nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulması gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
SONUÇ: Davacı-karşı davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında açıklanan nedenlerden dolayı 6217 sayılı Kanunun 30. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen “Geçici Madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 429. Maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, aynı kanunun 440/1 maddesi uyarınca hükmün tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 24.04.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.