YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7071
KARAR NO : 2011/5664
KARAR TARİHİ : 22.11.2011
MAHKEMESİ : Batman İş Mahkemesi
TARİHİ : 25/01/2011
NUMARASI : 2010/215-2011/72
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2 – Taraflar arasında nemanın hesaplanması konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Davanın kanuni dayanağı 3417 sayılı Çalışanların Tasarrufa Teşvik Edilmesi ve Bu Tasarrufların Değerlendirilmesine Dair Kanun olup, adı geçen kanun 29.04.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4853 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmıştır. Tasarruf teşvik hesaplarının tasfiyesini öngören sözü edilen Kanun’un 3/f maddesinde nemanın tanımı yapılmış ve hak sahiplerinin aylık veya ücretlerinden yapılan tasarruf kesintileri ve Devlet veya ilgili işverenin katkılarına ait bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar kalan toplamı nema olarak ifade edilmiştir.
4853 sayılı Kanun’un 5. maddesinde ise, “Hak sahiplerinin aylık veya ücretlerinden yapılan tasarruf kesintileri ve Devlet veya ilgili işverenin katkılarına ait bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte kalan nema, aylık olarak, Devlet İstatistik Enstitüsü tarafından açıklanan bir önceki aya göre Tüketici Fiyatları Genel İndeksi değişim oranında ve ilave olarak yıllık yüzde beş oranında değerlendirilir” şeklinde kurala yer verilerek tasfiyeye dair değerleme ölçüleri belirlenmiştir. Ayrıca aynı Kanun’un 6. maddesinde “Hak sahiplerine anapara tutarları 2003 yılı Nisan ayında defaten ödenir. 5. madde uyarınca değerlendirilen tutar Mart, Haziran, Eylül ve Aralık aylarında olmak üzere 2004 yılında dört taksit, 2005 yılında dört taksit ve Mart ve Haziran aylarında olmak üzere 2006 yılında iki taksit olarak toplam on taksitte ödenir….” hükmü getirilmiştir. 5. madde kapsamındaki değerlemenin Haziran 2006 tarihinden sonra devam edeceğine ilişkin bir yasal düzenleme ve hukuki gerekçe yoktur. Değerlemenin 2006 Haziran sonrası dava tarihine kadar devam ettirilmesi isabetsizdir.
Ayrıca yine anılan kanunun 6/3. maddesinde “Emeklilik veya ölüm halinde taksitlendirme devam etmez ve ilgililere veya kanuni mirasçılarına kalan tutar defaten ödenir.” hükmü getirilmiştir.
Yine davacının emeklilik tarihinde yürürlükte bulunan 3417 sayılı kanunun 6. maddesinde de emeklilik durumunda kesinti ve nemaların defaten ödeneceği düzenlenmiştir.
Davacı 14.06.2002 tarihinde emekli olduğuna göre, bu tarih itibarıyla kalan tutarı defaten alabileceğinden bu tarihten sonra nema hesabı ve yeniden değerlendirme yapılması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine 22.11.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.