Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2013/23070 E. 2013/16191 K. 06.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/23070
KARAR NO : 2013/16191
KARAR TARİHİ : 06.11.2013

Sanığın, üzerinde kendi fotoğrafının bulunduğu ancak amcasının oğlu Göker’in kimlik bilgilerine göre düzenlenmiş sahte nüfus cüzdanı talep belgesini kullanarak 04.05.2005 tarihinde Nüfus Müdürlüğünden çıkarttırdığı sahte nüfus cüzdanını 18.07.2005 tarihinde G… Bankası şubesine ibraz ederek döviz hesabı açtırmak istediği sırada yakalandığının ve sahte olarak düzenlenen resmi belgeyi sözkonusu tarihte kullandığının sabit olması karşısında; 18.07.2005 suç tarihi itibariyle zamanaşımının gerçekleşmediği anlaşılmakla, tebliğnamedeki davanın zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi gerektiğine ilişen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 12.02.2013 gün ve 2012/11-1445, 2013/54 sayılı kararında da açıklandığı üzere, hem 765 sayılı TCK hem de 5237 sayılı TCK’nda resmi belgede sahtecilik suçunun “seçimlik hareketli” bir suç olarak düzenlediği, seçimlik hareketli suçlar suçun kanuni tanımında gösterilen, alternatifli hareketlerden herhangi birisinin işlenmesi ile tamamlanabilen suçlardan olup, bu tür suçlarda seçimlik hareketlerin tamamının işlenmesi şart olmayıp, bir tanesinin işlenmesinin suçun oluşması için yeterli bulunduğu, seçimlik hareketlerden birkaçı ya da hepsi birlikte işlenmiş olsa dahi tek suç oluşacağından, suç tarihi en son seçimlik hareketin yapıldığı tarih olup dava zamanaşımıda bu tarihten itibaren işlemeye başlayacaktır.
Suç hangi kanunun yürürlüğü zamanında işlenmişse, kural olarak o kanunun hükümlerine tabidir. Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur. Buna karşılık yeni kanun zamanında işlenen suçlara eski kanun hükmünün, lehe de olsa uygulanması mümkün değildir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Sanığın 04.05.2005 tarihinde sahte olarak düzenlettirdiği nüfus cüzdanı talep belgesi ile nüfus müdürlüğüne müracaat ederek aynı gün nüfus cüzdanı düzenlettirdiği ve düzenlenen içeriği itibariyle sahte nüfus cüzdanını 18.07.2005 günü özel bir banka şubesine gidip hesap açtırmak için ibraz ederek kullandığı göz önüne alındığında; “resmi belgede sahtecilik” suçunun nüfus cüzdanının en son kullanıldığı 18.07.2005 tarihinde tamamlandığı ve sanık hakkında bu tarih itibariyle yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK hükümleri uyarınca uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden, suç tarihi yanlış belirlenerek mülga 765 sayılı TCK hükümleri gereğince uygulama yapılması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca (BOZULMASINA), sonuç ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 06.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.