Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2007/1721 E. 2007/2353 K. 08.03.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/1721
KARAR NO : 2007/2353
KARAR TARİHİ : 08.03.2007

MAHKEMESİ : FATİH 4. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 05/07/2006
NUMARASI : 2006/39-198
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, kayden maliki olduğu ada parsel nolu dairesini davalının fuzulen işgal ettiğini ileri sürüp, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğinde bulunmuştur.
Davalı, davacının önceden işçisi olduğunu ve davacının yasal haklarını vermemesi nedeniyle dava konusu yerde oturmak zorunda kaldığını, istenen ecrimisilin fahiş olduğunu belirtip, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalının davacı adına kayıtlı çekişmeli taşınmazı haksız olarak kullandığı gerekçesiyle; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi aporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğiyle Sulh Hukuk Mahkemesine açılmış; Sulh Hukuk Mahkemesince verilen görevsizlik kararı temyiz edilmeksizin 30.01.2006 tarihinde kesinleşmiştir.
Bilindiği üzere, görevsizlik kararı veren mahkeme bu kararında dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesine karar vermekle yetinir. Dava dosyasını kendiliğinden (re’sen) görevli mahkemeye gönderemez. Dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi ve davaya görevli mahkemede devam edilebilmesi için görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren 10 gün içinde davacının görevli mahkemeye başvurarak tebligat yaptırması gerekir. (H.U.M.K.’nun 193. maddesi) 10 günlük süre hak düşürücü nitelikte olup, mahkemece re’sen gözetilir.
Somut olayda görevsizlik kararı 30.1.2006 tarihinde kesinleştiği halde dosya tarafların başvurusu olmaksızın mahkemece re’sen 7.2.2006 tarihli yazı ile Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiş olup, 10.2.2006 tarihinde F.Asliye Hukuk Mahkemesine tevdii edilmiştir.
Buna göre, tarafların bir isteği olmadığı halde görevli mahkemece kendiliğinden dosyanın esasa kaydının yapılacak işin esasına girilmek suretiyle karar verilmesinin yukarıda değinilen ilkeler karşısında yasal olduğu söylenemez.
.
Hal böyle olunca, H.U.M.K.’nun 193. maddesi dikkate alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken, işin esasının hükme bağlanması doğru değildir. Davalının – Davacının temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü H.U.M.K.’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, peşin alınan harcın temyiz edene geri verilmesine, 8.3.2007 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.