YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/10457
KARAR NO : 2006/12663
KARAR TARİHİ : 14.12.2006
MAHKEMESİ : UŞAK/ULUBEY ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 08/06/2006
NUMARASI : 2001/95-64
Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, ortak mirasbırakanları M..A…i B..’un diğer mirasçılarından mal kaçırmak amacıyla ve muvazaalı olarak 24 parça taşınmazını davalı oğullarına gerçekte bağışladığı halde satış göstererek devrettiğini ileri sürüp tapu kayıtlarının iptali ile payları oranında M… A..B… mirasçıları adına tescilini olmazsa tenkis istemişlerdir.
Davalılar, dava konusu taşınmazların kendilerine geçerli bir ölünceye kadar bakım sözleşmesine dayanarak temlik edildiğini, muris adına kayıtlı başka taşınmazlar bulunduğunu, işlemin muvazaalı olmadığını, dahili davalı C…., davalıların bakım görevlerini yerine getirdiklerini bildirip davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, işlemin danışıklı olduğu, davacılar arasında mecburi dava arkadaşlığı bulunduğundan davacı S..’in feragat beyanının geçerli olmayacağı gerekçeleri ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi’ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
-KARAR-
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali-tescil olmazsa tenkis isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; miras bırakanın maliki bulunduğu 24 parça taşınmazını davalılara bakım akdi ile temlik ettiği görülmektedir.
Davacıların, anılan işlemin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek terekeye iade istekli dava açtıkları anlaşılmaktadır. Böyle bir istekle açılan davada tüm mirasçıların yer alması asıldır. Nitekim mahkemece, kendisine davada sıfat verilmeyen C…dahili dava yoluyla davaya katılmak istenmiş, adı geçen davaya karşı koymuştur. Bu durumda Türk Medeni Kanununun 640.maddesi anlamında taraf teşkilinin sağlandığı ve terekenin temsil edildiği söylenemez. Hal böyle olunca, davacılara terekeye temsilci atanması için önel verilmesi, atandığı takdirde temsilciye tebligat yapılması, davada yer almasının sağlanması, ondan sonra bir karar verilmesi gerekirken usulüne uygun taraf teşkili sağlanmaksızın hüküm kurulmuş olması doğru değildir. Davalıların temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün HUMK’nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA. Bozma sebebine göre şimdilik öteki hususların incelenmesine yer olmadığına, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 14.12.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.