Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2007/12345 E. 2008/1630 K. 13.02.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/12345
KARAR NO : 2008/1630
KARAR TARİHİ : 13.02.2008

MAHKEMESİ : KARABURUN ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 07/02/2006
NUMARASI : 2005/50-2006/5
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, kayden Abdullah Ağa Camii Vakfına ait olan 3 ve 11 parsel sayılı taşınmazlara cami görevlisi olan davalının yapılanmak suretiyle müdahale ettiğini ileri sürerek elatmanın önlenmesi ve yıkıma karar verilmesini istemiştir.
Davalı, 22.9.2003 tarihinde tayinle geldiğini, müftülük tarafından lojman olarak çekişmeli yerin tahsis edildiğini, yapının yapımıyla bir ilgisinin olmadığını belirtip davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, tahliye nedeniyle davanın konusuz kaldığı, yapının da davalı ile bir ilgisinin olmadığı gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla Tetkik Hakimi raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-

Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve yıkım isteklerine ilişkindir.Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; çekişme konusu taşınmaz üzerinde bulunan yapının davalı tarafından yapıldığının kanıtlanamadığı, aksine onun kullanımından öncede zemin üzerinde varlığı kanıtlanmıştır. O halde, yıkım isteğinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Davacının bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde değildir, reddine.
Ancak, çekişme konusu taşınmaz Abdullah Ağa Vakfına ait olduğu, davalının bu taşınmazı dava tarihinde eylemli olarak kullandığı ve davanın devamı sırasında müdahaleyi sona erdirdiği tartışmasızdır. Bu durumda, konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve davanın açılmasına sebebiyet veren davalının yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmasının gerekeceği tartışmasızdır. Ne varki, mahkemece bu konuda bir karar verilmiş değildir.
Hal böyle olunca; yukarıda açıklandığı şekilde bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir. Davacının bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle HUMK.’nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 13.2.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.