YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/483
KARAR NO : 2007/2822
KARAR TARİHİ : 19.03.2007
MAHKEMESİ : GERMENCİK ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 12/07/2006
NUMARASI : 2000/62-268
Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada;
Davacı, Uzunkum köyü Çaybaşı mevkiinde ..m2’lik taşınmazın davalı tarafından kullanıldığını ve açılan tescil davasının zilyetliğin 20 yılı doldurmadığı gerekçesiyle reddedildiğini, taşınmazın bulunduğu köyde kadastro çalışmalarının 1951 yılında yapılarak çekişmeli yerin “azmak” olması nedeniyle tescil harici bırakıldığını, öncesinin ise Menderes yatağı olduğunu ve kendiliğinden tarım ve kültür arazisine dönüştüğünü ileri sürerek, 3402 sayılı yasanın 18. maddesi gereğince hazine adına tesciline ve el atmanın önlenmesine karar verilmesi isteminde bulunmuştur.
Davalı, çekişmeli taşınmazda dava tarihi itibarıyla 20 yılı aşkın zilyetliğinin bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuş birleşen davasında, çekişmeli 2403 m2’lik taşınmazın adına tescilini istemiştir.
Mahkemece, Davacı Hazinenin davasının reddine; Birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davacı Hazine vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ’in raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
-KARAR-
Dava, elatmanın önlenmesi ve tescil karşı dava tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, karşı davanın kabulüne, Hazinenin davasının reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden toplanan delillerden çekişme konusu taşınmazın 1991 tarihinde yapılan genel kadastro sırasında tescil harici bırakıldığı, karşı davacı A..in T. Medeni Kanununun 713.maddesi gereğince açmış olduğu tescil istekli davanın yasada öngörülen sürenin dolmaması sebebiyle reddedilmek suretiyle derecattan geçerek kesinleştiği bu defa eldeki dava ile sürenin dolduğundan bahisle tescil isteğinde bulunduğu anlaşılmaktadır.
Öte yandan davanın devamı sırasında çekişmeli yerin toplulaştırma işlemi ile .. ada . parsel olarak Hazine adına sicil kaydının oluşturulduğu görülmektedir.Buna göre Hazine adına kayıt oluştuğundan Hazinenin isteğinin reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur.Ne varki 19.1.2007 tarih 1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca kişi tarafından önceden açılıp süre dolmadığından reddedilen tescil davasının,sonradan açılan dava bakımından kesin hüküm teşkil edeceği tartışmasızdır.O halde, karşı davacı A.. tarafından açılan ve redle sonuçlanan tescil davasının 5.11.1999 ‘da kesinleştiği ve anılan tarihte eldeki davanın açılma tarihine kadar yasanın öngördüğü imar ve ihya ile kazandırıcı zaman aşımıyla ilgili süre koşulunun gerçekleşmediği kabul edilmelidir.
Hal böyle olunca, karşı davanın reddine, Hazinenin elatmanın önlenmesi isteğinin kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir.Davacının temyiz itirazları yerindedir.Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK.’nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 19.3.2007 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.