Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2007/776 E. 2007/2893 K. 20.03.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/776
KARAR NO : 2007/2893
KARAR TARİHİ : 20.03.2007

MAHKEMESİ : ANKARA 17. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 01/11/2006
NUMARASI : 2006/345-427
Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, kayden paydaşı bulundukları ..ada ..no’lu imar parselini davalıların ruhsatsız gecekondu tipi ev ve eklentiler yapmak suretiyle işgal ettiklerini ileri sürüp elatmanın önlenmesi ve yıkım istemişlerdir.
Davalılar, dava konusu taşınmazın Hazineye ait olduğu dönemde ve yıllar önce yapılandıklarını, evlerin kendilerine ait olduğunu bildikleri halde davacıların taşınmazı satın aldıklarını, evin bedelinin işgal edilen arsanın değerinden fazla olduğunu bildirip davanın reddini savunmuşlardır.
Muhtesat bedellerinin davacı tarafından bankaya yatırıldığında davalıların elatmasının önlenmesine ilişkin olarak verilen karar Dairece, “ şuyulandırma işlemine tabi tutulan kadastral parsellerde taşkın yapı sahibi davalıların korunmaya değer haklarının bulunmadığının anlaşıldığı, muhtesat bedelleri ödenmeksizin elatmanın önlenmesi ve yıkıma karar verilmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda mahkemece, elatmanın önlenmesi davası ile ilgili karar kesinleşmiş olduğundan o konuda karar verilmesine yer olmadığına, davalılara ait yapıların ve ağaçların bedeli için davalılara muhtesat bedeli ödenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Karar, davacılar ve davalı N..A..vekilleri tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ..raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
-KARAR-
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve yıkım istemlerine ilişkin olup hükmüne uyulan Daire bozma kararında taşkın yapıların bulunduğu çekişme konusu taşınmazın öncesindeki kadastral parselde davalıların kayıttan ve mülkiyetten kaynaklanan bir haklarının bulunmaması karşısında muhtesattan kaynaklanan bedel ödenmeksizin davanın kabulüne karar verilmesi gereğine değinilmiş ve mahkemece bozma kararına uyulmak suretiyle yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuştur. Bilindiği gibi, bozma kararına uyulmuş olmakla orada belirtildiği şekilde karar verilmesi kazanılmış hak kuralı gereği olup,orada belirtilen doğrultuda karar verilmesi zorunludur. Diğer taraftan taşınmazın üzerinde yapıların mevcudiyetini koruduğu sürece elatmanın devam ettiğinin kabulü gerekir.Bu nedenle önceden verilen kararda elatmanın önlenmesine karar verilmiş olması eldeki dava yönünden kesinleşmiş kabul edilemez.Ayrıca,yıkım isteği de bulunduğu halde mahkemece bu konuda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olması da isabetsizdir. O halde,davacıların temyiz itirazları yerindedir.Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü H.U.M.K.’nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA,alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine,20.3.2007 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.