YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/11038
KARAR NO : 2006/13211
KARAR TARİHİ : 28.12.2006
MAHKEMESİ : ÇAMELİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 26/01/2006
NUMARASI : 2001/57-4
Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada;
Davacı,12.5.1967 tarih .sıra no ile adına kayıtlı olan ve zilyetliği altındaki taşınmaz hakkında davalı A..n şikayeti üzerine, köyboşluğu ve mer’a olduğundan bahisle aleyhine idari men kararı verildiğini, oysa idari men kararına konu yerin tapu kaydı kapsamı içerisinde kaldığını ileri sürüp; davalılar A…ve köy muhtarlığı yönünden elatmanın önlenmesini, ayrıca tapu kaydının sınırlarının ve miktarının tashihini istemiştir.
Bir kısım davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davacının dayandığı tapu kaydının güney sınırının sabit olmadığı ve miktarının da doğru olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi …raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Dava, tapulu taşınmaza yönelik çekişmenin giderilmesi, yözölçümü ve sınır düzeltilmesi isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; dava dayanağı tapu kaydının, ilk tesisinin hakkı karara dayalı olup, K.Sani 1328 tarih ve .. sıra nolu tapunun ifrazından meydana geldiği görülmektedir.
Davacı, sözkonusu kayda dayalı olarak eldeki davayı açmıştır.Nevarki, mahkemece yapılan uygulamanın ve araştırmanın çekişmeyi sağlıklı bir şekilde çözmeye elverişli olduğu söylenemez.
Bilindiği üzere; aynı temel (kök) tapudan ayrılmış (ifraz) tapu kayıtlarının uygulanmasında, öncelikle temel tapuya yöntemine uygun biçimde kapsam belirlenmesi, daha sonrada saptanan bu kapsam içerisinde ayrılan ( ifraz edilen) tapuların yerlerinin bulunması zorunludur. Başka bir anlatımla temel tapunun sınırları arazi üzerinde bir kuşkuya yer bırakmı- yacak biçimde tesbit edilmeden, bu sınırların konumları ve niteliklerine göre temel tapuya bir kapsam tayin etmeden, ayrılan tapuların nereye ait olduklarının ve kapsam larının, tam ve doğru olarak açıklığa kavuşturulmasına olanak yoktur.
Ayrılan tapuların temel tapunun kapsamı içerisindeki yerleri belirlenirken de; ayırma (ifraz) işlemi zemine uygulama olanağı bulunan bir haritaya bağlanmışsa, kapsamlarının Medeni Kanunun 645 ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 20. maddeleri uyarınca haritalarına değer verilerek bulunacağı kuşkusuzdur. Ayırma (ifraz) haritaya dayanmamakla birlikte zeminde sınırlar gösterilmek suretiyle yapılmış ise, bu sınırların yerel bilirkişi ve tanık sözleriyle saptanması, varsa ayırmaya ilişkin işaret ve bulgulardan, o tarihten beri süregelen zilyetlik durumlarından yararlanılması, yapılan uygulamanında, tapu fen memuru yada kadastro mühendisi sıfat ve yeteneğini taşıyan uzman bilirkişiye düzenlettirilecek krokiye; denetimi ve infazı sağlayacak biçimde yansıtılması gerekir.
Hal böyle olunca, yukarıda açıklanan ilkeleri kapsar biçimde uygulama yapılması, bu suretle davacının ifraz tapusu kapsamının belirlenmesi,ondan sonra bir karar verilmesi gerekirken, eksik soruşturmaya dayalı olarak hüküm kurulmuş olması doğru değildir.Davacının temyiz itirazları yerindedir.Kabulüyle, hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK.’nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA, peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 28.12.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.