YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/212
KARAR NO : 2008/2284
KARAR TARİHİ : 27.02.2008
MAHKEMESİ : KULA ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 26/07/2007
NUMARASI : 2006/2-2007/115
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, davalı adına kayıtlı 126 ada 24 parselin kentsel sit alanı içerisinde kaldığını, koruma amaçlı imar planına aykırı biçimde taşınmazdaki yapıya 3.kat ilave edildiğini, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu ve Kula Belediyesince 3.katın yıkımı konusunda karar alındığı halde yıkım işleminin gerçekleşmediğini ileri sürerek, kaçak 3.katın yıkımı suretiyle taşınmazın eksi haline getirilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, çekişmeli 3.katın yıkımı hakkında yetkili birimlerce karar alınmış olduğundan, davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Dava, kentsel sit alanında kalan taşınmazda, koruma amaçlı imar planına aykırı yapılaşma nedeniyle yıkım ve eski hale getirme isteklerine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, çekişmeye konu kargir dükkan vasfındaki 24 sayılı parselin davalı adına kayıtlı olup kentsel sit alanında kaldığı ve beyanlar hanesinde “eski eserdir” şerhinin bulunduğu; izinsiz ve koruma amaçlı imar planına aykırılık teşkil edecek şekilde taşınmazdaki 2 katlı binaya 3. katın çıkıldığı, gerek Kültür Ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunca gerekse Belediye Encümenince kaçak katın yıkımı yönünde kararlar alındığı anlaşılmaktadır.
Mahkeme, yetkili organlar tarafından taşınmazdaki 3. katın yıkımı konusunda zaten alınmış kararlar olduğu, davacının davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir.
Hemen belirtmek gerekir ki; yasadan kaynaklanan yetkiler çerçevesinde ilgili organ ya da kurullarca aykırılığın giderilmesine yönelik kararlar alınmasının, bu yetki ve sorumluluğun yargı önünde dava açmak suretiyle kullanılmasında ve uyuşmazlığa yargısal çözüm aranmasında engel teşkil etmeyeceği kuşkusuzdur.
Hal böyle olunca, koruma amaçlı imar planına aykırı biçimde inşa edilen kaçak 3. katın yıkılması suretiyle taşınmazın eski haline getirilmesine karar verilmesi yerine, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı olduğu üzere hüküm kurulması isabetsizdir. Davacının temyiz itirazı yerindedir. Kabulüyle, hükmün açıklanan nedenden ötürü HUMK.’nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 27.2.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.