Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2009/4986 E. 2009/6839 K. 15.06.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4986
KARAR NO : 2009/6839
KARAR TARİHİ : 15.06.2009

MAHKEMESİ : İZMİR 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 17/03/2009
NUMARASI : 2008/183-2009/67
Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada;
Davacılar, ortak miras bırakanları K.. .’in soyadı G… Olduğu halde … Parsel sayılı taşınmazda miras bırakanlarına ait 1/8 payın K…. G… adına tespit ve tescil edildiğini, Hazinenin açtığı İzmir Sulh Hukuk Mahkemesinin 1998/7-53 sayılı ilamı ile K… G…. Terekesinin hazineye devredildiğini, anılan payın hazine adına tescil edilerek imar uygulaması sonucu oluşan … ve … parsellerde hazinenin paydaş kılındığını, yapılan işlemlerin yolsuz olduğunu ileri sürüp, tapu kayıtlarındaki G… Olan soyadının “G… ” olarak düzeltilerek, taşınmazların gerçek malik K…. G… adına yada adlarına tescilini istemişlerdir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacıların iddiaları sabit görülerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı Hazine tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava, tapu kaydında soyadı düzeltilmesi ve tapu iptal, tescil isteklerine ilişkindir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; davacıların, ortak miras bırakanları K… ‘in soyadının G… olduğu halde tapu kaydında “G… olarak yazılması nedeniyle ve K…. G…. ‘in de mirasçısı belirlenemediğinden …. Parseldeki K… Payının son mirasçı sıfatıyla hazine adına tescil edildiği, oysa kadastro tespitinin miras bırakanları K…. Adına yapıldığı tapu kaydındaki “G…. soyadının G…. olarak düzeltilerek, imar şuyulandırması ile hazinenin paydaş kılındığı … ve …. parsel sayılı taşınmazlardaki payların gerçek malik K… G…. yada adlarına tescili isteği ile eldeki birleşen davaları açtıkları, mahallinde yapılan keşif, bilirkişi raporları ve dinlenen tanık beyanlarından ….. Parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin 27.01.1950 yılında kesinleştiği, paydaş kılınan K… ‘in kadastro tutanağında “oğlu B….. Nin 1944, eşi N…. ‘nin 1945 yılında öldüğünden mirasçılarının kendisi ve oğlu İ…. olduğu” yönünde beyanı bulunduğu, N…. Oğlu İ… İn de eldeki davada taraf olup, mirasçısı tespit edilemeyen ve Medeni Kanun hükümlerine göre terekesi Hazineye devredilen K….. G….. Parselde paydaş kılınan K…. Olmadığı, anılan taşınmazdaki paydaşın davacıların miras bırakanı K… G…. Olduğu saptanarak tapuda soyadının düzeltilmesi ve son mirasçı sıfatıyla Hazinenin paydaş olduğu 11421 ada 3 ve 11423 ada 4 imar parsellerindeki payların davacılar miras bırakanına ait olduğu belirlenerek davanın kabul edilmiş olması kural olarak doğru olmakla, davalının bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde değildir, reddine. Ancak, kayıt maliki K…. G… ‘ın yargılamadan önce öldüğü mirasçılarının eldeki davayı açtıkları gözetilerek davacıların miras payları oranında iptal ve tesciline biçiminde karar verilmesi gerekirken şahsiyetin ölümle son bulacağına ilişkin Türk Medeni Kanunun 28.maddesi hükmü ve ölü kişi adına sicil oluşturulamayacağı ilkesi gözardı edilerek, ölü kişi adına tescil biçiminde hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Davalının temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenden ötürü HUMK.’nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 15.06.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.