Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2008/11193 E. 2009/305 K. 15.01.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/11193
KARAR NO : 2009/305
KARAR TARİHİ : 15.01.2009

MAHKEMESİ : BURSA 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ,
TARİHİ : 08/07/2008
NUMARASI : 2007/544-2008/339
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, paydaşı bulunduğu dava konusu 223 parsel sayılı taşınmazda bulunan 82 nolu özel parseline davalının haksız olarak bina yapmak suretiyle müdahale ettiğini ileri sürerek elatmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil isteklerinde bulunmuştur.
Davalı, taşınmazda paydaş olduğunu iyiniyetle satın aldığı yere ev yaptığını belirterek davanın reddini savunmuş, şayet tecavüz sabit görülürse TMK’nun 724.md. gereğince tescil talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne dair karar Dairece onanmış, karar düzeltme isteği üzerine “… tarafların taşınmazda paydaş oldukları gözetilerek TMK’nun 688 ve devam eden maddeleri gereğince uyuşmazlığın çözümlenmesi gerektiği belirtilerek ..” onama kararı kaldırılarak hüküm bozulmuştur.Hükmüne uyulan bozma ilamı gereğince ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi . . raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
-KARAR-
Dava, paydaşlar arasında elatmanın önlenmesi ve yıkım isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden toplanan delillerden, hükmüne uyulan bozma ilamı gereğince tarafların paydaş oldukları taşınmazda tüm paydaşların katılımı ile düzenlenen ve paydaşları bağlayan özel parselasyon planının ve taksimin bulunmadığı, taşınmazda halen kullanılmayan bölümlerin olduğu saptanarak yazılı olduğu üzere davanın reddine karar verilmesi kural olarak doğrudur. Davacının bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine.
Ne varki, dava açıldığı tarihte davalı taşınmazda paydaş olmayıp davanın devamı esnasında sonradan paydaş olmuştur. O halde, davalının haksız eylemi ile dava açılmasına sebebiyet verdiği açıktır. Bu durumda yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulması gerekeceği tartışmasızdır. Esasen bu husus mahkemenin de kabulündedir. Oysa, mahkeme gerekçesinde davalının pay iktisabından önceki eylemi ile dava açılmasına sebebiyet verdiği davacının dava açmakta haklı olduğu kabul edilmesine karşın, hüküm fıkrasında davacı ve davalının yaptığı yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
Hal böyle olunca, yukarıda değinildiği üzere, davalının dava açılmasına sebebiyet verdiği gözetilerek yargılama giderleri ve vekalet ücreti ile sorumlu tutulması gerekirken, yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru değildir.
Davacının bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir.Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle HUMK.’nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 15.1.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.