YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/6347
KARAR NO : 2008/9345
KARAR TARİHİ : 17.09.2008
MAHKEMESİ : MENDERES ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 15/05/2007
NUMARASI : 2004/710-2007/268
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, maliki bulunduğu 339 sayılı parsele komşu 337 parsel maliki davalıların haklı neden olmadan müdahale ettiklerini ileri sürerek, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemiştir.
Davalı F., eşi olan diğer davalı A.in davadan önce öldüğünü, kendisinin ise davacı taşınmazına bir müdahalesi bulunmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalı A,’in davadan önce öldüğü, davalı F, hakkındaki davanın da kanıtlanamadığı gerekçesiyle, reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davacının 339 sayılı parsel maliki, davalıların ise komşu 337 sayılı parselin paydaşı bulundukları, davalılardan A.n davadan önce 7.9.2001’de ölmüş olduğuna; davalı taşınmazını on bir yıl önce davalılar A.ve .dan kiraladığı sınırlar dahilinde kullanılagelen ve keşif sırasında da tanık sıfatıyla dinlenen Y.ın bu kullanımının davacı taşınmazının 165 m2 lik kısmını da kapsadığı anlaşılmaktadır.
Davalı olarak gösterilen A.n davadan önce öldüğü, böylece taraf ehliyetini yitirdiği sabit olduğuna göre, 4.5.1978 tarih 1978/4-5 Sayılı İnançları Birleştirme Kararı doğrultusunda anılan davalı hakkındaki davanın reddedilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Bu yöne değinen temyiz itirazı yerinde değildir, Reddine.
Davalı F.hakkındaki temyiz itirazına gelince; bilindiği üzere; elatmanın önlenilmesi davalarında elatma olgusunun doğrudan gerçekleşmesi mümkün olduğu gibi dolaylı biçimde meydana gelebileceği de kuşkusuzdur.
Somut olayda, 337 sayılı parsel kendisine kiralanan haliyle kullanagelen Y.ın bu kullanımının davacı taşınmazının bir kısmını da kapsadığı, bu haksız eylemin saptanması karşısında, taşınmazı kiralayan F.’nın da davacıya karşı dolaylı yoldan muaraza (sataşma) yarattığı kabul edilmelidir.
Hal böyle olunca, davalı F. yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, F.nın davacı taşınmazına fiili bir müdahalesi bulunmadığından bahisle hakkındaki davanın reddedilmesi doğru değildir. Davacının, temyiz itirazı açıklanan nedenden ötürü yerindedir. Kabulüyle hükmün HUMK.’nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 17.9.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.