Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2008/7357 E. 2008/9400 K. 17.09.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/7357
KARAR NO : 2008/9400
KARAR TARİHİ : 17.09.2008

MAHKEMESİ : BEYOĞLU 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 18/09/2007
NUMARASI : 2007/48-2007/242
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, 147 ada 32 parsel sayılı daire vasıflı taşınmazın malikinin gaip olması nedeniyle İstanbul Defterdarının kayyım tayin edildiğini, taşınmazın 1. katının davalı tarafından konut olarak kullanılmak suretiyle işgal edildiğini ileri sürüp elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemiştir.
Davalı, 2004 yılı Ağustos ayının 15’inden sonra dava konusu yerde ikamet etmeye başladığını, kayyım idaresine ait olduğunu öğrendikten sonra kiralamak için yazılı müracaat ettiğini bildirip, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalının davacıya ait taşınmaza elatmasının sabit olduğu gerekçesiyle, ecrimisil davasının kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.

-KARAR-

Dava, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğiyle açılmış olup, mahkemece elatmanın önlenmesi isteminin reddine, ecrimisil isteğinin kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Bilirkişiler tarafından düzenlenen raporda belirlenen ecrimisille ilgili belirlemeler davacı tarafın kabulünde olup, bilimsel içerikte olduğu anlaşılan raporun hükme esas alınması suretiyle ecrimisil isteğinin kabulüne karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. O halde, davacının ecrimisile yönelik temyiz itirazları yerinde değildir, reddine.
Davacının diğer temyiz itirazlarına gelince; niza konusu taşınmazın davacı tarafından kayyım sıfatı ile idare edildiği, davalının taşınmazı kullanımını gerektiren haklı ve geçerli bir nedeni bulunmadığı gözetildiğinde davalının taşınmazın kendisine kiraya verilmesi için idareye başvuruda bulunması bir kira ilişkisi kurulmadığı sürece davacının Türk Medeni Kanununun 683. maddesinden kaynaklanan haklarını kullanmasına engel değildir. Oysa, davalı tarafından böyle bir kira ilişkisi kurulduğu ve buna ilişkin sözleşme yapıldığı da kanıtlanmamıştır. Kaldı ki, bir taraftan haksız işgalcinin (fuzuli şagilin) taşınmazı haksız kullanması sebebiyle malikine ödemekle yükümlü olduğu ecrimisil isteği bakımından dava kabul edilirken diğer taraftan elatmanın önlenmesi isteğinin reddine karar verilmesinin isabetli olduğu kabul edilemez.
Hal böyle olunca, elatmanın önlenmesine de karar verilmesi gerekirken aksi düşüncelerle yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir. Davacının temyiz itirazları yerindedir. Hükmün açıklanan nedenlerle HUMK.’nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 17.09.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.