Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2009/6265 E. 2009/7621 K. 01.07.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6265
KARAR NO : 2009/7621
KARAR TARİHİ : 01.07.2009

MAHKEMESİ : FOÇA ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 9/04/2007
NUMARASI : 2003/323-2007/148
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, kayden paydaş bulunduğu 40 parsel sayılı taşınmazın miktar fazlasının Hazineye ait olduğu gerekçesiyle tapu iptal tescil davası açtıklarını, davanın lehlerinde sonuçlandığı, ancak buçuklu hisselendirme yapıldığından infaz edilemediğini, karardaki buçuklu hisselerin tama dönüştürülerek yanlışlığın HUMK.’nun 455 v.d. maddeleri gereğince tavzihen düzeltilmesini istemiştir.
Davalılara tavzih isteği tebliğ edilmemiştir.
Mahkemece, yerinde olmayan davacı talebinin reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı Hazine vekilince süresinde temyiz edilmiş olmakla Tetkik Hakimi raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü.

-KARAR-

Davadaki istek, HUMK’nun 455.maddesi ve takip eden hükümleri uyarınca hükmün tavzihi isteğine ilişkindir.
Mahkemece, isteğin reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu 40 parsel sayılı taşınmazın miktar fazlasının Hazineye ait olduğu ileri sürülerek açılan tapu iptal ve tescil davasının kabul edildiği, hükmün temyiz edilmeksizin 13.10.2008 de kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Özellikle, uzman bilirkişiler aracılığı ile taşınmazda yapılan keşif ve uygulama sonunda düzenlenen 25.12.2003 tarihli raporda, tüm paydaşların ve Hazinenin m2 cinsinden payları gösterilmiş, ancak bu payların ondalık kesirle ifade edilmesi nedeniyle yanlara verilmesi gereken dengelenmiş pay oranları da belirtilmiştir. Hükme esas alınması gereken paylar dengelenmiş paylar olup, mahkemece m2 cinsinden bildirilen paylar hüküm fıkrasına yazılmıştır. Devletin doğru sicil oluşturma görevi ve ilkesi gözetildiğinde, tapu kaydına dengelenmiş payların yazılmasına karar verilmesi gerekir. Esasen bu paylar m2 olarak ifade edilen paylarla karşılaştırıldığında, yanların lehine veya aleyhine bir durum olmadığı, diğer bir deyişle pay ve mülkiyet durumunda bir değişiklik oluşturmadığı görülmektedir.
Öte yandan, HUMK nun 455 vd. maddelerinde tavzih düzenlenmiş, 455. maddesinde hükmün icrasına kadar tavzih istenebileceği belirtilmiştir.
Somut olaya gelince; yukarıda açıklanan yazılımın maddi hata sonucu olduğu açıktır. Hüküm henüz infaz edilemediği gibi, infaza elverişli olması gerekeceği de tartışmasızdır. Ayrıca, somut olayda, tavzihin hükmün sonucunu değiştirici bir etkisi de yoktur.
Hal böyle olunca; tavzih isteğinin kabulüne, HUMK’nun 455. vd. maddeleri gereği hükmün infaz edilebilir nitelik kazanması açısından bilirkişi raporunda belirtilen dengelenmiş oranların yazılması suretiyle yanlışlığın düzeltilmesine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Davacının, temyiz isteği yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle HUMK.’nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 1.7.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.