Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2012/2314 E. 2012/5565 K. 10.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2314
KARAR NO : 2012/5565
KARAR TARİHİ : 10.05.2012

MAHKEMESİ : KOZAN 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 15/11/2011
NUMARASI : 2010/516-2011/462
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, kayden paydaşı olduğu 756 ve 1351 parsel sayılı taşınmazlarına komşu parsel maliki davalının bina ve yol yaparak tecavüz ettiğini ileri sürerek, elatmanın önlenmesi ve yıkıma karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacı ile aralarında Kozan Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2010/1245 Esas sayılı dosyasından görülen geçit hakkı davası bulunduğunu, davacının da kendi taşınmazına tecavüz ettiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme, davacının kayden paydaşı olduğu çekişme konusu taşınmazlara davalının haklı ve geçerli bir nedeni olmadan elattığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava, çaplı taşınmazlara elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece yapılan uygulama ve araştırma neticesinde dava tarihi itibariyle davalının, kayden davacının paydaşı olduğu çekişmeye konu edilen her iki parsele de gerek taşkın gerekse haksız yapılanmak suretiyle elattığı saptanarak, elatmanın önlenmesi ve yıkıma karar verilmiş olmasında kural olarak bir isabetsizlik yoktur.
Ancak; davalı vekilinin, yargılama sırasında 25.10.2011 tarihli celsede; Mahkemenin 2011/317 Esas sayılı davası ile dava konusu yerlerle ilgili davacı tarafından yapılan taşkınlık sebebi ile dava açtıklarını ve o dosyadaki bilirkişi raporlarından eldeki davanın konusuz kaldığını bildirdiği, temyiz aşamasında da yargılama sırasında tecvüzlü ve taşkın yapılaşmanın kendileri tarafından yıkıldığını beyan ettikleri halde bu hususun dikkate alınmadığını ileri sürdüğü anlaşılmaktadır.
Gerçekten de; yargılama sırasında haksız inşa edilen muhdesatların kaldırıldığının anlaşılması halinde neticede verilecek kararının hukuki niteliğinin değişeceği ve yargılama sırasında konusuz kalan istekler yönünden karar verilmesine yerolmadığına şeklinde hüküm kurulacağı, öte yandan yargılama giderleri ve bu giderlerden sayılan avukatlık ücreti ve harç miktarını da değiştireceği tartışmasızdır.
Öyleyse; bu konuda mahkemece yerinde keşif yapılarak muhdesatların kaldırılıp kaldırılmadığının tespit edilmesi ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken değinilen yön üzerinde durulmaksızın yazılı olduğu üzere hüküm tesisi doğru değildir.
Davalı vekilinin belirtilen sebeplerle temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle, hükmün 12.01.2011 tarihinde kabul edilen ve 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.’nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 10.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.