Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2012/4616 E. 2012/5713 K. 16.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4616
KARAR NO : 2012/5713
KARAR TARİHİ : 16.05.2012

MAHKEMESİ : MANAVGAT 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 22/02/2011
NUMARASI : 2010/327-2011/89
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı-karşı davalı, 1964 yılında kayınpederine ait 211 parsel üzerine 2 katlı ev ve bahçe yapıp bugüne kadar oturduğunu, ancak evin belediyece yapılan imar uygulaması sonucunda 1551 ada 5 parsel olarak Hazine adına kaydedilen taşınmaz içinde kaldığını, daha sonra Hazine tarafından taşınmazın satışa çıkarılarak diğer davalı tarafından satın alındığını ileri sürüp, 10.000.-TL tazminatın davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı Hazine, davanın reddini savunmuş, davalı-karşı davacı İ.H.A. ise davacı-karşı davalının kötü niyetli zilyet olduğunu bildirip, asıl davanın reddini savunmuş, karşı davasında; kayden maliki bulunduğu taşınmazı davalının bina yapmak suretiyle işgal ettiğini ileri sürüp, elatmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil istemiştir.
Mahkemece, davacının iyiniyetli zilyet olduğu gerekçesiyle davalı şahsa yönelik tazminat davası ile davalı Hazineye yönelik davanın kabulüne, karşı davacı İ.H.A.’nun muhtesat bedelini ödemeden dava açamayacağı gerekçesiyle elatmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil isteklerinin reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı İ.H.A. tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
Asıl dava, muhtesat bedelinin tespit edilerek hüküm altına alınmasına, karşı dava, elatmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil isteklerine ilişkin olup mahkemece, asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu taşınmazın öncesini teşkil eden 211 parsel sayılı taşınmazın 1963 yılında genel kadastro sırasında M.Ü.ile Hazine adına paylı mülkiyet üzere tespit edildiği ve M.Ü.tarafından kadastro mahkemesinde açılan tesbite itiraz davası sonucunda 211 parsel sayılı taşınmazın 8.550 m²’lik bölümü ifraz edilerek, müstakilen 461 sayılı ifraz parseli olarak Hazine adına, diğer kısımların ise yine 211 parsel olarak bırakılarak paydaş Mehmet adına tesciline karar verildiği ve derecaattan geçmek suretiyle kesinleştiği anlaşılmaktadır. Davacı T.’ın inşa etmiş olduğu yapının kadastro mahkemesi kararı ile Hazine adına tescil edilen ve sonradan imar uygulaması neticesi oluşan ve ihale yoluyla davalı İ.’e satılan 1551 ada 5 parsel üzerinde bulunduğu keşfen saptanmıştır.
Hemen belirtilmelidir ki, bir kimsenin imar parselinde bulunan yapısından dolayı 3194 sayılı Yasanın 18. maddesi hükmü uyarınca bedel isteyebilmesi için imar öncesi kadastral parselde korunması ve gözetilmesi gerekli mülkiyet veya kişisel bir hakkının bulunması ve buna dayalı olarak yapılanması gerekir. Oysa, eksiğin tamamlanması yoluyla getirtilen belgelerden, imar öncesi 461 parsel sayılı taşınmazda davacı T.’ın mülkiyetten kaynaklanan bir hakkı bulunmadığı gibi, kişisel bir hakkının da varlığı kanıtlanmış değildir.
Öyle ise, davacı T.’ın İmar Kanununun 18. maddesi uyarınca kaim bedele müstahak olacağı kabul edilemez. Bu sebeple, T.’ın açmış olduğu davanın reddine, karşı davacı İ.’in T.M.K.’nun 683/2. maddesinden kaynaklanan mülkiyet hakkına dayalı açtığı davanın ise kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmelerle yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru değildir.
Davalı-karşı davacı İ.H.A.’nun temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle, hükmün açıklanan nedenlerden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.’nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 16.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.