Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2012/2475 E. 2012/5715 K. 16.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2475
KARAR NO : 2012/5715
KARAR TARİHİ : 16.05.2012

MAHKEMESİ : TEKİRDAĞ 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 15/10/2008
NUMARASI : 1994/416-2008/296
Taraflar arasındaki davadan dolayı Tekirdağ 1. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 15.10.2008 gün ve 1994/416 esas, 2008/296 karar sayılı hükmün bozulmasına ilişkin olan 27.10.2010 gün ve 9899-11129 sayılı kararın düzeltilmesi süresinde davalı P.A.vekilince istenilmiş olmakla, dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava ve birleşen dava, 3621 sayılı Yasadan kaynaklanan tapu iptal, sicilden terkin, elatmanın önlenmesi ve yıkım isteklerine ilişkin olup, mahkemece, kurulan hükmün davacı Hazine ile birlikte bazı davalılar tarafından temyizi üzerine Dairece, teknik bilirkişilerin 25.12.2007 tarihli rapor ve eki krokiye göre değerlendirme yapılarak “özellikle 28.11.1997 tarih 5/3 sayılı İ.B.K. gereğince belirlenen kıyı kenar çizgisine göre davalıların kullanımında olan ve bilirkişi raporunda (C) harfi ile gösterilen yerin, tanımı 3621 sayılı Yasanın 4. maddesinde yapılan kıyıda kaldığı, (A) ve (B) harfleri ile gösterilen bölümlerin ise davalı tarafın çap kaydı dışında ve aynı zamanda kıyı kenar çizgisine göre de kıyı dışında kaldığı anlaşılmaktadır.
1) Mahkemece, tapu iptal ve terkin isteğinin reddine, (B) ve (C) harfleri ile gösterilen bölümlere davalı tarafın tecavüzünün saptanarak bu yerlere ilişkin elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğinin kabulüne karar verilmiş olması doğrudur. Davacının bu yöne ilişkin, bir kısım davalıların ise tüm temyiz itirazları yerinde değildir, reddine.
2) Davacının öteki temyiz itirazlarına gelince;
Teknik bilirkişinin raporunda (A) ile gösterilen bölümün çap kaydı kapsamı dışında ve belirlenen kıyı kenar çizgisine göre de devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu, buraya davalıların taşkın olacak şekilde bina yaparak elattıkları saptanmıştır.
O halde, krokide (A) ile gösterilen bölüm bakımından da elatmanın önlenmesi ve yıkıma karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru değildir” gerekçesiyle karar bozulmuş ise de, kararın düzeltilmesi isteği üzerine eksiğin tamamlanması yoluyla getirtilen belge ve bilgilerden teknik bilirkişi krokisinde A, B, C harfleri gösterilen bölümlerin davalıların mülkiyet alanı, başka bir ifadeyle çap kaydı kapsamında kalmadığı belirtilmiş olmasına karşın, getirtilen belgelerden anılan bu yerlerin davalıların mülkiyeti (çap kaydı) kapsamında kaldığı izlenimi uyanmaktadır.
Nitekim, hükme esas alınan bilirkişi krokisinde eski kıyı kenar çizgisi denildikten sonra bu çizginin aynı zamanda mülkiyet sınırı olarak gösterilmesine karşın, sonradan elde edilen belgelerden, özellikle orjinaline uygun çaplı krokisinden mülkiyet sınırının çekişme konusu A, B, C harflerini de kapsayacak şekilde güneyden geçtiği görülmektedir.
Öyle ise, aralarında harita mühendisinin de bulunacağı yeniden oluşturulacak bilirkişi heyeti marifetiyle ( önceki keşfe katılanlar haricinde) keşif icra edilerek, çap kaydının 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 20. TMK’nun 719.maddesi kapsamında, 28.11.1997 tarih, 5/3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca kıyı kenar çizgisinin ve davalılara ait çapın kapsamının duraksamaya yer bırakmayacak şekilde saptanması, kazanılmış hak ilkesi de gözetilmek suretiyle hasıl olacak durumun değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken sıhhatinde tereddüt bulunan bilirkişi rapor ve krokisi esas alınmak suretiyle yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru değildir.
Anılan bu husus karar düzeltme isteği üzerine, yeniden yapılan inceleme sonucu tespit edildiğinden, davalı P.A.D.’in karar düzeltme isteğinin 6100 sayılı HMK’nun geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 440. maddesi gereğince kabulüne, Dairenin 27.10.2010 tarih, 9899/11129 sayılı bozma kararının Ortadan Kaldırılmasına ve yukarıda açıklandığı şekilde inceleme ve araştırma yapılması için yerel mahkemenin 15.10.2008 tarih, 1994/416 Esas, 2008/296 Karar sayılı kararının açıklanan bu nedenlerle (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.’nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 16.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.