Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2012/1521 E. 2012/5934 K. 22.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1521
KARAR NO : 2012/5934
KARAR TARİHİ : 22.05.2012

MAHKEMESİ : EYNESİL ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 14/12/2011
NUMARASI : 2010/76-2011/65
Yanlar arasında birleştirilerek görülen tapu iptal ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar taraf vekillerince tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 22.5.2012 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz edenler vekili Avukat F. İ.geldi, davetiye tebliğine rağmen diğer temyiz eden vekili Avukat gelmedi yokluğunda duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
Davalar, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali, tescil ve tazminat isteklerine ilişkin olup mahkemece yapılan araştırma ve inceleme sonucunda, miras bırakanın, çekişmeli taşınmazları mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olarak davalı oğlu Hikmet’e temlik ettiği, kanıtlanmak, suretiyle 42 parsel sayılı taşınmaz yönünden iptal tescil isteğinin 41 parsel sayılı taşınmaz yönünden tazminat isteğinin kabulüne karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. O halde davalının sair temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine;
Ancak, 42 parsel sayılı taşınmazla ilgili olarak davacı E. tarafından açılan ilk davanın kesinleştiği gözetilerek eldeki davada tekrar hüküm kurulmasına yer olmadığı halde hüküm altına alınması ve pay oranının da yanlış belirlenmesi doğru olmadığı gibi, birleşen davanın davacılarının miras bırakan M.G.’den intikal eden toplam miras payları gözetildiğinde hüküm altına alınan pay oranı da isabetli değildir.
Diğer taraftan, 42 parsel sayılı taşınmaz yönünden davalının davayı kabul ettiği gözetilerek harç ve avukatlık ücretinin buna göre taktir edilmesi gerekirken, mahkemece davalının dava açılmasına sebebiyet vermediğinden bahisle bu taşınmaz yönünden harç ve avukatlık ücretinin davacılar üzerinde bırakılması isabetli değildir.
Tarafların bu yönlere değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlere hasren (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.’nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 21.12.2011 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz eden taraf vekillerinden davacılar vekili için 900.00.-TL. duruşma avukatlık parasının diğer temyiz edenden alınmasına, 22.5.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.