YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1515
KARAR NO : 2012/5936
KARAR TARİHİ : 22.05.2012
MAHKEMESİ : MİLAS 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 14/07/2011
NUMARASI : 2009/604-2011/492
Yanlar arasında görülen elatmanın önlenmesi, yıkım davası sonunda, yerel mahkemece davanın, elatmanın önlenmesi ve yıkım isteklerinin kabulüne, muhtesatların hazineye ait olduğunun tespitine ilişkin istemin reddine ilişkin olarak verilen karar taraf vekillerince yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 22.05.2012 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden vekili Avukat Z. Ç.ile diğer temyiz eden vekili Avukat H. S. geldiler, duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve yıkım ıslah suretiyle de 2003 yılından sonra yapılan ve dikilen her türlü muhtesatın hazineye ait olduğunun tespiti isteğine ilişkin olup, mahkemece yapılan araştırma, inceleme ve uygulama sonunda, kayden davacıya ait çaplı taşınmaza davalının haklı ve geçerli bir neden olmaksızın yapılanmak ve ağaç dikmek suretiyle müdahale ettiği, fen bilirkişi raporunda gösterilen muhtesatlar yönünden Kadastro Yasasının 19. maddesi uyarınca davalı yararına konulan şerhin lehtarına kişisel hak sağlayacağı, belirlenerek elatmanın önlenmesine ve kadastro sonrasında yapılan muhtesatların yıkımına karar verilmiş olmasında kural olarak bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Buna göre davalının tüm temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine.
Ancak, 4706 sayılı yasanın 5. maddesini değiştiren 4916 sayılı yasanın 4. maddesinin yürürlüğe girdiği 19.07.2003 tarihinden sonra yapılan yapıların başka bir işleme gerek kalmaksızın hazineye intikal edeceği, hiçbir hak ve tazminat isteğinde bulunulamayacağı öngörülmüştür. Anılan yasa hükmü karşısında 19.07.2003 tarihinden sonra yapılan yapılar yönünden davacı Hazine tarafından ıslah yapılmasına da gerek bulunmamaktadır. Kaldı ki, 3194 sayılı Kanunun 5 ve 20.maddesi hükmü gereğince ağaçların yapı niteliğinde olmadığı da sabittir.
Hal böyle olunca, 19.07.2003 tarihinden sonra yapılan yapıların bilirkişi marifetiyle ayrı ayrı belirlenerek saptanması yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Davacı hazine vekilinin, bu yönlere değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlere hasren (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.’nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 21.12.2011 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen taraflar vekilleri için 900.00.-‘er TL. duruşma avukatlık parasının karşılıklı olarak alınıp birbirlerine verilmesine, 22.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.