YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7444
KARAR NO : 2012/11505
KARAR TARİHİ : 18.10.2012
MAHKEMESİ : KARTAL 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 20/03/2012
NUMARASI : 2011/35-2012/111
Yanlar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalılardan Kartal Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Dava, tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; öncesi Kartal Belediyesine ait olan 3096 ada 14 parsel sayılı taşınmazın 25.02.1988 tarih ve 865 yevmiye sayılı işlem ile 2/3 payının davacı, 1/3 payının ise davalıya satış suretiyle temlik edildiği, taşınmazın daha sonra Kartal Belediye Başkanlığı’nın 26.09.1991 tarih ve 91/10123 sayılı yazısı ve ekindeki Belediye Encümeninin 19.01.1989 tarih ve 153 sayılı kararı ve 27.10.1986 tarihli onaylı ıslah imar planına göre daha evvel 21.07.1987 tarih ve 1925 sayılı encümen kararına göre 9.10.1987 tarih ve 8277 yevmiye ile tescil edilen imar uygulamasının iptal edilerek yeniden 2981 ve 3290 sayılı yasaların uygulanması sonucu 126 m²’lik kısmının 3096 ada 28 parsel numarası ile davacı, 202 m²’lik kısmının ise 3096 ada 4 parsel numarası ile davalı adına tescil edildiği, bilahare davacı ile davalının taşınmazlarını 23.11.2010 tarihinde trampa ettikleri, 4 parsel sayılı taşınmazın davacı, 28 parsel sayılı taşınmazın ise davalı adına kayıtlı bulunduğu anlaşılmıştır.
Davacı tarafların, Kartal Belediyesinden satın alındıktan sonra kendilerine isabet eden bölümlere her iki tarafın da bina yaptığını, imar uygulaması sonucu 126 m²’lik kısmın kendisi, 202 m²’lik kısmın ise davalı adına tescil edildiğini, arsa payındaki hatalı dağılımı düzeltmek amacıyla Kadastro Müdürlüğüne başvurduklarını, ilgililerin taşınmazları trampa yapmaları halinde durumun düzeleceğini bildirmeleri üzerine 23.11.2010 tarihli trampa işlemini gerçekleştirdiklerini, ancak kendisine ait binanın davalı, davalıya ait binanın ise kendisine ait 4 parsel içerisinde kaldığını belirterek, 28 parselin 202 m² yüzölçümlü olarak kendisi, 4 parselin ise 126 m² yüzölçümlü olarak davalı adına tesciline karar verilmesini istemiş, davalı da işlemin hatalı olduğunu kabul etmiş, mahkemece yapılan keşif ve buna dayalı olarak oluşturulan bilirkişi raporu uyarınca 3096 ada 14 parsel sayılı taşınmazda yapılan imar uygulaması sonucu 4 parselin 126 m² miktarlı olarak davalı, 28 parselin ise 202 m² olarak davacı adına tescili gerekirken, miktarları ve maliki konusunda hata yapıldığı, yapılan binaların karşılıklı taşınmazlar içerisinde kaldığı, taraflar arasında gerçekleşen trampanın da sorunu çözümlemediği, tapu kayıtlarının fiili kullanıma aykırı olarak oluşturulmasında devletin sorumluluğu bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı Kartal Tapu Kadastro Müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yukarıda açıklandığı veçhile kişiler arasında cereyan eden böylesi bir ihtilafta davalı Tapu Kadastro Müdürlüğü’ne husumet yöneltilemeyeceği açıktır.
Öte yandan; imar mevzuatı açısından ifrazın mümkün olup olmadığının belirlenmesi kamusal nitelik taşımalıdır. Mahkemece, davanın kabul kararı ile dava konusu taşınmazların sadece malikleri değişmeyip, geometrik konumu ve miktarları da değişmiştir. Bu durumda, 3194 sayılı Yasanın 15 ve 16. maddeleri hükümleri çerçevesinde belediye encümen kararına dayalı olarak ifrazının mümkün olup olmadığının da belirlenmesi gerekmektedir.
Hal böyle olunca, Kartal Tapu Kadastro Müdürlüğü hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddi ile Belediye Encümen kararına dayalı olarak ifrazın mümkün olup olmadığı belirlenmeden yanılgılı değerlendirme ile karar verilmesi doğru değildir.
Davalı Tapu Kadastro vekilinin yerinde temyiz itirazının kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerle (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.’nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 18.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.