Danıştay Kararı 12. Daire 2018/6414 E. 2020/4898 K. 29.12.2020 T.

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2018/6414 E.  ,  2020/4898 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/6414
Karar No : 2020/4898

TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN TARAFLAR :
1- (DAVALI): … Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

2- (DAVACILAR): 1. …
2. …
VEKİLLERİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca aleyhe olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacılar tarafından, gönüllü köy korucusu olan oğulları …’ın görev sırasında kazaen şehit olduğundan bahisle 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun hükümleri uyarınca aylık bağlanması talebiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali ile yoksun kaldıkları parasal hakların ölüm olayının gerçekleştiği 22/09/1997 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …İdare Mahkemesince; davacıların oğlu …’ın köy koruculuğu görevini ifa ettiği esnada aldığı emir doğrultusunda nöbet tutmak üzere mevzilendiği esnada bir başka köy korucusunun silahının kazen ateş alması sonucu hayatını kaybettiği, ölüm olayının görevi nedeniyle gerçekleştiği; davacıların talebinin 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun kapsamında değerlendirilmesi gerektiği sonucuna varıldığından, dava konusu işlemin idareye başvuru tarihinden itibaren aylık bağlanması isteminin reddine yönelik kısmında hukuka uygunluk, başvuru tarihinden önceki döneme yönelik aylık bağlanması isteminin reddine yönelik kısmında hukuka aykırılık görülmediğinden, dava konusu işlemin, idareye başvuru tarihinden itibaren aylık bağlanması isteminin reddine yönelik kısmının iptali ile dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların idareye başvurduğu tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, idareye başvuru tarihinden önceki dönemlere ilişkin aylık bağlanması talebinin reddine yönelik kısmının iptali istemi yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDEN TARAFLARIN İDDİALARI: Davacılar tarafından, 5434 sayılı T.C Emekli Sandığı Kanunu’nun 117. maddesi uyarınca yoksun kalınan parasal hakların ölüm olayının gerçekleştiği 22/09/1997 tarihinden veya en geç 5 yıl geriye doğru gidelerek hesap edilecek tutarın ödenmesi gerektiği belirtilerek kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından, Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğu, öte yandan kurumun her türlü harçlardan muaf olduğu, aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu belirtilerek idare mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.

TARAFLARIN SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacılar tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Mahkeme kararının, davacıların idareye başvuruda bulunduğu 11/06/2012 tarihinden geriye doğru beş yıllık dönem olan 11/06/2007 – 11/06/2012 dönemine yönelik davanın reddine ilişkin kısmı ile davalı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesine ilişkin kısmının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacılar murisi … geçici köy korucusu olarak görev yapmakta iken 22/09/1997 tarihinde nöbet tutmak üzere mevzilendikleri esnada başka bir geçici köy korucusu arkadaşının silahının kazaen ateş alması sonucu vefat etmiştir.
Davacıların, oğullarının ölümü nedeniyle 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun hükümleri uyarınca aylık bağlanması istemiyle 11/06/2012 tarihinde yaptıkları başvuru, davalı idarece; davacının vefat etmesine neden olan olayın 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun kapsamına girmediği gerekçesiyle 13/03/2014 tarihli işlemle reddedilmiştir.
Davacılar tarafından, anılan işlemin iptali ve ile yoksun kalınan parasal hakların ölüm olayının gerçekleştiği tarih olan 22/09/1997 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
5434 sayılı T.C Emekli Sandığı Kanunu’nun “Zamanaşımı” başlıklı 117. maddesinde, ”Bu kanun gereğince çeşitli adlarla ödenecek paralardan; istihkak kesbedildiği tarihlerden itibaren beş yıl sonuna kadar alınmıyan veya yazı ile müracaat edilerek aranmıyanlar Sandık lehine zamanaşımına uğrar.” kuralına yer verilmek suretiyle, 5434 sayılı Kanunda özel ödeme şekil ve süreleri getirilerek ödenecek paralardan, ödenmesi gereken tarihlerden itibaren ancak 5 yıl geriye doğru hesap edilecek tutarın ödeneceği belirtilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare Mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, taraflarca ileri sürülen hususlar, kararın, dava konusu işlemin kısmen iptali ile dava konusu işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların idareye başvurduğu tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesi ve idareye başvuru tarihi olan 11/06/2012 tarihinden geriye doğru beş yıllık dönemden önceki 22/09/1997 ila 11/06/2007 dönemine ilişkin istemin reddine yönelik kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmamıştır.
Mahkeme kararının, davacıların idareye başvuruda bulunduğu 11/06/2012 tarihinden geriye doğru beş yıllık dönem olan 11/06/2007 – 11/06/2012 dönemine ilişkin aylık bağlanması talebinin reddine yönelik kısmına gelince:
Dosyanın incelenmesinden, davacılar tarafından, 11/06/2012 tarihli dilekçeyle 2330 sayılı Kanun uyarınca aylık bağlanması ve yoksun kalınan parasal hakların ölüm tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte ödenmesi talebiyle yapılan başvurunun reddi üzerine, bakılan davanın açıldığı, İdare Mahkemesince davacının anılan Kanun hükmü uyarınca aylık baglanması gerektiğinin karara bağlandığı, ancak bu Yasa hükümlerinden başvurudan itibaren yararlanılabileceği gerekçesiyle geçmişe dönük parasal hak talebinin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır
Yukarıda yer verilen mevzuat kuralı incelendiğinde, ilk defa aylığa hak kazanıldığı tarihten itibaren beş yıl geçtikten sonra Sandığa başvurulması halinde en fazla geçmiş beş yıla ilişkin aylık tutarının ödeneceği, beş yılı aşan aylıklar tutarının Sandık lehine zamanaşımına uğrayacağı kuralına yer verildiği görülmektedir.
Bu durumda, 5434 sayılı Yasa’nın 117. maddesinde belirtilen beş yıllık zamanaşımı süresi esas alınarak davacıların 11/06/2012 tarihli başvurusundan geriye doğru beş yıllık süre içinde kalan aylık tutarlarının ödenmesi gerektiğinden, söz konusu döneme ilişkin aylık bağlanması talebinin reddine yönelik kısmının iptali istemi yönünden davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Kararın, davalı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesine ilişkin kısmına gelince:
31/12/2014 tarih ve 29222 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren ve Mahkeme kararının verildiği tarihte yürürlükte bulunan 2015 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 2. maddesinde, tarifede yazılı avukatlık ücretinin kesin hüküm elde edilinceye kadar olan dava, iş ve işlemler ücreti karşılığı olduğu, 3. maddesinde ise, yargı yerlerince avukata ait olmak üzere karşı tarafa yükletilecek avukatlık ücretinin ekli tarifede yazılı miktardan az ve üç katından çok olamayacağı, bu ücretin belirlenmesinde, avukatın emeğinin, çabasının, işin öneminin, niteliğinin ve davanın süresinin göz önünde tutulacağı belirtilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden; Sosyal Güvenlik Kurumuna karşı açılan davada; dava dilekçesinin 07/04/2014 tarihinde davalı idareye tebliğ edildiği, savunma süresi geçtikten sonra 08/12/2014 tarihinde davalı idare vekilinin … İdare Mahkemesi kayıtlarına giren dilekçe ile savunmada bulunduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda; süresinde savunma verilmemiş olmasına rağmen, davalı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi nedeniyle, İdare Mahkemesi kararının davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesine yönelik kısmında usule uygunluk görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalı idarenin temyiz isteminin reddi ve davacının temyiz isteminin kısmen reddi ile Mahkeme kararının dava konusu işlemin kısmen iptali ile dava konusu işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesi ve idareye başvuru tarihi olan 11/06/2012 tarihinden geriye doğru beş yıllık dönemden önceki 22/09/1997 ila 11/06/2007 dönemine ilişkin istemin reddine yönelik kısmının ONANMASINA,
2. Davacının temyiz isteminin kısmen kabulü ile Mahkeme kararının; davacıların idareye başvuruda bulunduğu 11/06/2012 tarihinden geriye doğru beş yıllık dönem olan 11/06/2007 – 11/06/2012 dönemine yönelik davanın reddine ve davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin kısmının BOZULMASINA,
3. Bozulan kısımlar hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 29/12/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.