Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2011/1648 E. 2011/2977 K. 22.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1648
KARAR NO : 2011/2977
KARAR TARİHİ : 22.02.2011

MAHKEMESİ :Çankırı Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ :10.2.2010
NUMARASI :Esas no:2010/27 Karar no:2010/173

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, küçük üzerindeki vesayetin kaldırılması isteğine ilişkindir. Küçük Umutgül’ün ana ve babası 7.9.1995 tarihinde verilen kararla boşanmış, çocuk, boşanma kararının verilmesinden sonra fakat kesinleşmesinden önce 22.9.1995 tarihinde doğduğu için, boşanma kararında velayetiyle ilgili bir düzenleme doğal olarak yapılmamıştır. Boşanma kararı daha sonra 16.10.1995 tarihinde kesinleşmiştir. Yasaya göre, evlilik devam ettiği sürece ana ve baba velayeti birlikte kullanırlar. (TMK.md.336/1) Başka bir ifade ile velayeti birlikte kullanma, evlilik devam ettiği sürece mümkündür. Çocuk boşanma kararı verilmesinden sonra doğduğuna, ana ve babanın evliliği bundan sonra kesinleşen boşanma kararıyla hitam bulduğuna göre ana ve babanın kanundan doğan velayeti birlikte kullanmalarına artık olanak yoktur. Velayetin kullanılması sonradan da ana veya babadan birine verilmemiş olduğundan bu çocuğun velayeti, hakim tarafından bir düzenleme yapılıncaya kadar askıdadır. Bu askıda olma hali devam ederken küçük 13.12.2000 tarihinde koruma altına alınmış, Çankırı Sulh Hukuk Mahkemesinin 7.10.2009 tarihli kararıyla da vesayet altına alınarak, K.A. isimli şahıs vasi olarak atanmıştır. Vasinin daha sonra 8.1.2011 tarihinde öldüğü anlaşılmaktadır. Vasinin ölmüş olması, vasilik görevini sona erdirir (TMK.md.479) ise de, küçüğün vesayet altına alınmasını gerektiren durumun mevcudiyetini ortadan kaldırmaz. Vesayeti gerektiren hal varlığını sürdürmektedir. Durum böyle olunca küçüğe yeni bir vasi atanması gerekecektir. Ne var ki küçüğün ana ve babasının sağ olduğu da görülmektedir. Dava ana ve babaya ihbar edildiğinde bunların velayeti talep etmeleri mümkündür. Öyleyse davanın küçüğün ana ve babasına ihbar edilmesi, bunlar tarafından velayetin tevdiine ilişkin bir dava açılması halinde, sonucunun beklenmesi, velayetle ilgili bir düzenleme yapılması halinde davanın kabulü ile vesayetin kaldırılması, bu yönde bir düzenleme yapılmaması halinde vesayeti gerekli kılan halin varlığını devam ettireceği gözetilerek küçüğe yeni bir vasi atanması gerekir. Bu hususlar gözetilmeksizin hüküm tesisi doğru bulunmamıştır.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, oybirliğiyle karar verildi.22.02.2011(Salı)