YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/14834
KARAR NO : 2011/4532
KARAR TARİHİ : 14.03.2011
MAHKEMESİ :Nazilli Aile Mahkemesi
TARİHİ :01.07.2010
NUMARASI :Esas no: 2010/167 Karar no:2010/167 D.iş
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kişisel ilişkinin yerine getirilmesine (infazına) yöneliktir. Bu tür davaların evrak üzerine verileceğine ilişkin bir usul kuralı bulunmamaktadır. Bu nedenle, mahkemece duruşma açılarak dava dilekçesinin davalı anneye tebliğinin sağlanması, gösterdiği takdirde delillerin toplanıp değerlendirilmesi ve gerçekleşecek sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekirken; yazılı şekilde evrak üzerinde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı talep bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçukluğuyla karar verildi. 14.03.2011 (Pzt.)
KARŞI OY YAZISI
Boşanma davası sırasında, 25.11.2008 tarihli ara kararıyla; anne yanında bulunan çocuklarla davalı (baba) arasında dava süresince tedbiren kişisel ilişki tesis edilmiştir. Kişisel ilişkiye dair bu ara kararının icra yoluyla infazı sırasında ortaya çıkan sorun nedeniyle, kendisine kişisel ilişki kurma hakkı tanınan davalı (baba), 07.06.2010 tarihinde Aile Mahkemesine başvurarak, “kişisel ilişkinin psikolog gözetiminde sağlanmasını”, talep etmiştir. Buna göre istek, bağımsız bir dava niteliğinde olmayıp, boşanma davası süresince geçici olarak tesis edilmiş olan kişisel ilişkinin değiştirilmesine ilişkindir.
Boşanma davası açıldıktan sonra davanın devamı sırasında çocuklarla kişisel ilişki de dahil her türlü geçici önlemi almak, alınmış bir önlemi değiştirmek görevi boşanma davasına bakan aile hakimine aittir (TMK.md.169). Aile Mahkemesinin; bu talebi, esas dava dosyasıyla birleştirmeyip “değişik işler defterine” kaydederek, esas davadan ayrı sonuca bağlaması, üstelik boşanma davasında nihai kararla tesis ettiği kişisel ilişkiyi değiştirmesi usule aykırıdır. Bu bakımdan ek kararın kaldırılarak yerel mahkeme kararının yukarıda açıklanan sebeple bozulması gerektiği düşüncesiyle değerli çoğunluğun bozma gerekçesine katılmıyorum.