Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2014/17315 E. 2014/21697 K. 18.09.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/17315
KARAR NO : 2014/21697
KARAR TARİHİ : 18.09.2014

MAHKEMESİ : Denizli 1. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 10/12/2013
NUMARASI : 2013/507-2013/848

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
1-İşin niteliği bakımından temyiz tetkikatının duruşmalı olarak yapılmasına, HUMK.nun 438. ve İİK’nun 366. maddeleri hükümleri müsait bulunmadığından davalının bu yoldaki isteğin reddine oybirliğiyle karar verildi. İşin esasının incelenmesine geçildi;
2- Alacaklı tarafından başlatılan genel haciz yolu ile ilamsız takipte borçlunun, ilama dayalı olarak ilamsız takip yapılamayacağı yönündeki şikayeti ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece istemin kabulü ile takibin iptaline karar verildiği görülmektedir.
Somut olayda alacaklının, takip talebinde, Denizli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2012/13-374 sayılı dosyasında birleşen iki ayrı davadan dolayı hükmedilen alacak ile ilgili, mahkemece hüküm altına alınmamış olan faiz alacağı olduğundan bahisle her iki alacak için toplam 67.871,00 TL faiz alacağını takip konusu yaptığı anlaşılmaktadır. Görüldüğü gibi, takibe konu yapılan alacak, ilamda hükmedilen alacak olmadığından, ilama dayalı alacağın ilamsız takibe konu yapılmasından söz edilemez. Alacaklı, herhangi bir gerekçe göstermeden ve dayanak belge ibraz etmeden, alacağı olduğundan bahisle genel haciz yolu ile ilamsız takip yapabilir. Alacağın varlığı ve miktarı ancak borca itirazın kaldırılması aşamasında tartışılabilir.
O halde mahkemece, alacaklı tarafından ilama dayalı alacak takip konusu yapılmadığından, başka bir anlatımla ilamda tartışılmamış ve hüküm altına alınmamış olan alacak istendiğinden, borçlunun şikayetinin reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 18.09.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.