Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2014/17494 E. 2014/21721 K. 18.09.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/17494
KARAR NO : 2014/21721
KARAR TARİHİ : 18.09.2014

MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 15/04/2014
NUMARASI : 2013/374-2014/229

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi… tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Adi ortaklığın tüzel kişiliği olmadığından aktif ve pasif dava ehliyeti yoktur. Bu nedenledir ki, takibin veya davanın bütün ortaklara karşı açılması zorunludur.
Somut olayda, alacaklı tarafından borçlu “Babalık Restaurant R.. Ç..- İ. G. “ (adi ortaklık) hakkında kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takibe başlandığı, örnek 10 no’lu ödeme emrinin, “Babalık Restaurant R.. Ç..- İ. G.“ (adi ortaklık) adına tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.
Takipte, adi ortaklık adına tek bir ödeme emri çıkarılmış olup, adi ortaklığı oluşturan ortaklar adına ayrı ayrı çıkarılmış ve tebliğ edilmiş bir ödeme emri yoktur. 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 620.maddesine göre (mülga 818 Sayılı BK’nun 520. maddesi) adi ortaklığın tüzel kişiliği bulunmadığından taraf ehliyeti de yoktur. Bu nedenle, icra takibinde adi ortakların ayrı ayrı gösterilmesi ve ayrı ayrı ödeme emri tebliği gerekmekte olup, taraf ehliyeti olmayan adi ortaklık adına tek bir ödeme emri tebliğe çıkarılarak takip yapılması usulsüzdür. Yasanın emredici kuralından kaynaklanan bu husus hakkında şikayetçinin İİK’nun 16/2.maddesi gereğince süresiz şikayet hakkı vardır. Öte yandan, taraf ehliyeti kamu düzeninden olup, mahkemece de, kendiliğinden gözönüne alınmalıdır.
O halde, adi ortaklık adına çıkarılan ödeme emrinin ve takibin geçerliliği bulunmadığından mahkemece anılan husus re’sen gözetilerek takibin iptaline karar verilmesi gerekirken, adi ortaklardan R.. Ç..’in imzaya itirazı kabul edilerek takibin durdurulmasına karar verilmesi isabetsiz ise de, temyiz edenin sıfatına göre bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. Ancak yukarıda açıklanan nedenlerle takibin iptaline karar verilmesi halinde, iptalin dayanağı İİK’nun 16. maddesi olduğundan ve anılan yasa maddesinde öngörülmediği için alacaklının tazminat ve para cezası ile sorumlu tutulması doğru bulunmadığından kararın bozulması gerekir ise de; yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile İstanbul Anadolu 1. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 15.04.2014 tarih ve 2013/374 E.-2014/229 K. sayılı kararının hüküm bölümünün 3. paragrafında geçen “İİK nun 170/4 maddesi gereğince asıl alacağın %20 si olan 4.000,00 TL kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, asıl alacağın %10’u olan 2.000,00 TL para cezasının davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,“ cümlesinin tamamının karar metninden çıkartılmasına, kararın düzeltilmiş bu şekliyle İİK 366. ve HUMK’nun 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), mahkeme kararı düzeltilerek onandığından harç alınmasına yer olmadığına, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 18/09/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.