YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/9017
KARAR NO : 2014/11080
KARAR TARİHİ : 15.04.2014
MAHKEMESİ : Antalya 4. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 19/12/2013
NUMARASI : 2013/720-2013/1264
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Borçlunun icra mahkemesine başvurusu, İİK’nun 71/1. maddesine dayalı olarak takibin kesinleşmesinden sonraki dönemde borcun ödendiği nedenine dayalı itfa itirazıdır.
Anılan madde uyarınca borçlu, “takibin kesinleşmesinden sonraki devrede” borcun ve fer’ilerinin itfa edildiğini yahut alacaklının kendisine bir mühlet verdiğini noterden tasdikli veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile ispat ederse, takibin iptal veya talikini “her zaman” icra mahkemesinden isteyebilir. Bu istemin kabul edilebilmesi için, itfa itirazının İİK.nun 71. maddesinde açıklanan nitelikte bir belge ile veya alacaklının kabul beyanıyla kanıtlanması zorunludur.
Somut olayda, borçlunun itirazına dayanak yaptığı belgenin alacaklı tarafça açıkça kabul edilmediği, bu nedenle de İİK’nun 71. maddesinde belirtilen belge niteliğinde olmadığı görülmektedir.
Öte yandan, HUMK’nun 234 (HMK 169) ve devamı maddelerinde düzenlenen isticvap, bir davada, o dava ile ilgili belli vakıaların açıklığa kavuşturulması, varlığı veya yokluğu konusunda ilgili tarafın ikrarının sağlanması amacı ile hakimin kendiliğinden veya taraflardan birinin istemi üzerine başvurabileceği bir usulü işlemdir. İsticvap kural olarak maddi hukuka ilişkin davalarda uygulanabilecek bir usul kuralı olup, ancak açıkça yollama olması durumunda icra ve iflas hukukunda uygulama alanı bulabilir.
O halde mahkemece, alacaklı asilin davetiye tebliğine rağmen belge hakkında beyanda bulunmamasının belgenin inkarı anlamına geldiği kabul edilerek istemin reddine karar verilmesi gerekirken, uygulama yeri bulunmadığı halde alacaklıya isticvap davetiyesi gönderilerek sonuca gidilmesi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 15.04.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.