YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/18158
KARAR NO : 2014/22175
KARAR TARİHİ : 23.09.2014
MAHKEMESİ : İstanbul 16. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 17/12/2013
NUMARASI : 2013/964-2013/1507
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından, borçlu hakkında, çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibine başlandığı, Örnek 10 numaralı ödeme emrinin tebliği üzerine, borçlunun 5 günlük yasal süre içinde icra mahkemesine başvurarak takibin iptalini talep ettiği, mahkemece borçlu yönünden takibin iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır.
Borçlunun icra mahkemesine başvurusu takibin kesinleşmesinden önceki (takip öncesi) dönemde çeke dayanan alacağın zamanaşımına uğradığına yönelik itiraz niteliğinde olup, başvuru bu hali ile İİK’nun 169 a/ 4-5. maddesi kapsamında bulunmaktadır.
6762 Sayılı TTK’nun 726. maddesinde çek için düzenlenen zamanaşımı süresi 6 ay iken 03.02.2012 tarih ve 28193 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete yayımlanarak yürürlüğe giren 6273 Sayılı Kanunun 7. maddesiyle bu süre üç yıla çıkarılmıştır. Yine 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK’ nun 6273 Sayılı Kanun’un 8. maddesi ile değişik 814. maddesinde; hamilin, cirantalarla düzenleyene ve diğer çek borçlularına karşı sahip olduğu başvuru hakkı, ibraz süresinin bitiminden itibaren üç yıl olarak düzenlenmiştir.
Somut olayda, 30.11.2012 keşide tarihli çeke dayalı olarak 12.07.2013 tarihinde kambiyo takibine başlanmıştır. Çekin ibraz süresinin bitim tarihi 6273 Sayılı Yasanın yürürlüğe girmesinden sonra olduğundan, çek 3 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Dolayısıyla icra takibinde 6102 sayılı TTK’ nun 814. maddesinde yazılı 3 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmaktadır.
O halde mahkemece, borçlunun zamanaşımı itirazının reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile istemin kabulü isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 23/09/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.