Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2014/8847 E. 2014/20615 K. 23.10.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/8847
KARAR NO : 2014/20615
KARAR TARİHİ : 23.10.2014

MAHKEMESİ :Bakırköy 9. Aile Mahkemesi
TARİHİ :19.12.2013
NUMARASI :Esas no:2011/242 Karar no:2013/1039

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı tarafından, lehine hükmedilen tazminatların miktarları ve çocuk için hükmedilen ve daha sonra kaldırılan tedbir nafakasıyla ilgili verilen iade kararı yönünden; davalı tarafından ise tamamına yönelik olarak temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dava, 15.03.2011 tarihinde açılmış, dava dilekçesi ve duruşma günü davalıya 15.04.2011 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı davaya süresinden sonra 13.05.2011 tarihinde cevap vermiştir. Mahkemece 15.06.2011 tarihinde ilk duruşma icra edilmiş ve bu duruşmada tahkikata geçilmiştir. Başka bir ifade ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun yürürlüğe girmesinden önce dava ile ilgili tahkikat işlemlerine başlanmıştır. Dava görülmekte iken 01.10.2011 tarihinde Hukuk Muhakemeleri Kanunu yürürlüğe girmiştir. Yeni usul kanunu, ancak tamamlanmamış usul işlemlerine etkilidir (HMK md. 448). Tamamlanmış usul işlemlerini yeni kanun etkilemez. Mahkemenin, tahkikata geçtikten sonra, geriye dönüp yeni usul kanundaki ön inceleme prosedürünü işletmesi ve bu çerçevede kararlar alması sonuç doğurmaz. Bu bakımdan, mahkemece 14.10.2011 tarihli oturumda davalı tarafa verilen “delil bildirmeye” ilişkin ara kararı, usulüne uygun bir kesin süre niteliği taşımamaktadır. Daha sonraki oturumlarda da davalıya “tanık listesi vermesi için herhangi bir kesin süre verilmemiştir. Davalı vekili, 22.02.2013 tarihinde tanıklarının isim ve adreslerini gösteren listeyi mahkemeye vermiştir. Davalının gösterdiği bu tanıkların usulünce çağrılıp dinlenmeleri ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, 14.10.2011 tarihli oturumda verilen ara kararına dayanılarak “kesin süre içinde bildirilmediği” gerekçesiyle bu istek reddedilerek eksik inceleme ile karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
2-Mahkemece, nihai kararda; “müşterek çocuk için davacı yararına daha önce takdir edilen tedbir nafakasının 01.01.2013 tarihinden itibaren kaldırılmasına ve ödenmiş olan nafakaların davalıya iadesine karar verildiği görülmektedir. Davalının, nafakanın iadesine ilişkin bir talebi bulunmamaktadır. İstek bulunmadığı halde, iade kararı verilmesi de doğru olmamıştır.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, (1.) bentteki bozma sebebine göre davacının tazminat miktarlarına ilişkin temyiz itirazları ile davalının diğer yönlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, istek halinde temyiz peşin harcının yatıranlara geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 23.10.2014 (Prş.)