Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2014/22519 E. 2014/28611 K. 27.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/22519
KARAR NO : 2014/28611
KARAR TARİHİ : 27.11.2014

MAHKEMESİ : Bursa 5. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 27/05/2014
NUMARASI : 2013/969-2014/401

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından, Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nden 16.09.2013 tarih ve 2013/1095 D.İş sayılı ihtiyati haciz kararı alınarak, borçlu aleyhine çeke dayalı kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibine başlandığı, (10) örnek ödeme emrinin tebliği üzerine borçlu yasal sürede icra mahkemesine başvurarak icra dairesinin yetkisine itiraz ettiği ve tebligat usulsüzlüğü şikayetinde bulunduğu, mahkemece tebligat usulsüzlüğüne ilişkin şikayetin kabulüne, yetki itirazının reddine karar verildiği, kararın taraflarca temyiz edildiği anlaşılmıştır.
1- Alacaklının temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Tarafların iddia ve savunmalarına, dosya içeriğindeki bilgi ve belgelere ve kararın gerekçesine göre alacaklının temyiz itirazlarının REDDİNE;
2- Borçlu …..Tekstil Dış Tic. Ve Paz. Ltd. Şti.’nin temyiz itirazlarına gelince;
Dairemiz; ihtiyati haciz kararını veren mahkemenin bulunduğu yerin yargı çevresindeki icra dairesinde takip yapılmasında yasaya aykırı bir yön bulunmadığı görüşünde iken, HGK’nun 15.01.2014 tarih ve 2013/12-476 Esas 2014/5 Karar sayılı kararı doğrultusunda içtihat değişikliğine gidilerek İİK’nun 261. maddesinin ihtiyati haciz kararının infaz edilmesi gereken yeri belirlediği, icra takibi yönünden icra dairesinin yetkisinin anılan maddede belirlenmediği, yetki konusunda İİK’nun 50. maddesi atfı ile HMK’nın genel yetki kurallarının uygulanması gerektiği yönündeki görüş benimsenmiştir.
Çekler için muhatap bankanın bulunduğu yer ile çekin keşide yerinde takip yapılabileceği gibi İİK’nun 50. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken HMK 6, 7. maddeleri uyarınca borçlunun ikametgahındaki icra dairesinde de takip yapılabilir.
Somut olayda, icra takibine konu 11.09.2013 keşide tarihli, 50.000 USD bedelli çekin keşide yerinin ve muhatap bankanın İstanbul olduğu, ödeme emrinin borçluya İstanbul adresinde tebliğ edildiği görülmekle takipte yetki İstanbul İcra Müdürlüğü’ne aittir.
O halde mahkemece borçlunun yetki itirazının kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda (2) nolu bentte yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 27.11.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.