YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/4232
KARAR NO : 2012/7499
KARAR TARİHİ : 11.10.2012
Tebliğname No : 4 – 2008/195432
MAHKEMESİ : Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ VE NO : 04/06/2008, 2007/43 (E) ve 2008/214 (K)
SUÇ : Kasten yaralama
TÜRK MİLLETİ ADINA
1) Katılan-sanık Muzaffer’in katılan Nuriye’ye yönelik eylemi nedeniyle kurulan hükmün, cezanın tür ve miktarı itibariyle kesin olduğu anlaşılmakla, katılan-sanık Muzaffer müdafii ve katılan Nuriye vekilinin bu hükme yönelen ve vasfa yönelik olmayan temyiz taleplerinin CMUK.nun 317.maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
2) Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık Satı’nın katılan Muzaffer’i kasten yaralama suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde, suç niteliği tayin, takdire ilişen cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin yasal savunmaya, katılanvekilinin suç niteliğine yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanık Satı hakkında kasten yaralama suçundan hüküm kurulurken;
a) Sanığın suçu silahla işleyip, katılanın yaşamını tehlikeye sokacak şekilde yaraladığı anlaşılmakla, TCK.nun 87/1-son maddesi gereğince sanığa verilecek cezanın 5 yıldan az olamayacağı gözetilmeden, 87/1-d maddesinden yapılan 1 kat artırımdan başka artırım yapılmayarak eksik ceza tayini,
b) Kabul ve uygulamaya göre de; temel cezanın TCK.nun 86/1.maddesi uyarınca 1 yıl 6 ay hapis cezası olarak tayin edilip, suçun silahla işlenmesi nedeniyle TCK.nun 86/3-e maddesiyle bu miktardan 1/2 oranında artırım yapılarak 1 yıl 15 ay, mağdurun hayati tehlike geçirmesi nedeniyle aynı Kanunun 87/1-d maddesi gereğince bir kat artırım yapılarak 2 yıl 30 ay hapis cezasına hükmedilmesi gerekirken, bunun yerine 86/3-e maddesi gereğince 2 yıl 3 ay ve buna bağlı olarak 87/1-d maddesi gereğince de 4 yıl 6 ay hapis cezasına hükmedilmek suretiyle yanlış sonuca varılması,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanık Satı müdafii ve katılan Muzaffer vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmekle, hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA), 11/10/2012 gününde oybirliği ile karar verildi.