YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/4924
KARAR NO : 2012/7614
KARAR TARİHİ : 16.10.2012
Tebliğname No : 1/B – 2011/125149
MAHKEMESİ : Kars Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ ve NO : 15/10/2010, 2010/152 (E) ve 2010/218 (K)
SUÇ : Kasten öldürme
TÜRK MİLLETİ ADINA
1- Katılanların hak ve yetkisi bulunmadığından vekillerinin duruşmalı inceleme istemlerinin, CMUK’nun 318. Maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
2- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçun niteliği tayin, takdire ilişen cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, katılanlar vekilinin suçun niteliğine vesaireye, sanık müdafiinin haksız tahrikin derecesine yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
1- Dairemizin istikrar kazanan kararlarında da açıklandığı üzere borç ilişkisinden kaynaklanan hukuki uyuşmazlıkların haksız tahrik nedeni sayılamayacağı düşünülmeksizin, sanığın eylemini maktulden olan alacağının ödenmemesinin doğurduğu haksız tahrik altında gerçekleştirdiğinin kabulü ile yazılı şekilde eksik ceza tayini;
2- Sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının kanuni sonucu olarak belirlenen ve TCK’nun 53. Maddesinde düzenlenen belli haklardan yoksun kılma hükümlerinin uygulanması sırasında, TCK’nun 53/1-c maddesindeki “velayet hakkından, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmakta yoksunluğun” sadece kendi alt soyu yönünden koşullu salıverme tarihine kadar süreceği, alt soyu dışındakiler yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeksizin, yazılı şekilde tüm hakları kapsar nitelikte koşullu salıverme tarihine kadar yoksunluğa karar verilmesi;
Bozmayı gerektirmiş olup, sanık müdafii ve katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, resen de temyize tabi bulunan hükmün tebliğnamadeki düşünceye aykırı olarak BOZULMASINA; 16.10.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.