YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/1677
KARAR NO : 2011/2851
KARAR TARİHİ : 05.05.2011
TEBLİĞNAME : 1-B/2010/312058
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ VE NO :09/04/2010 -34/34
SUÇ :Kasten öldürmek
İ.. G..’ı kasten öldürmekten sanık M.. G..’ın yapılan yargılanması sonunda: hükümlülüğüne ilişkin (HINIS) Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 09/04/2010 gün ve 34/34 sayılı hüküm resen temyize tabi olmakla beraber Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından da istenilmiş olduğundan dava dosyası C. Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1-5271 sayılı CMK.nun 247/1 ve 247/2 maddeleri dikkate alındığında insan öldürmek suçunun katalog suçların içinde bulunmaması nedeniyle yasal yollardan yurt dışına çıkan ve yurt dışında müdafii hazır bulunmaksızın savunması alınan sanığın kaçak sayılamayacağı; ancak yurt dışındaki adresi belli olan sanığın yargılandığı suçun alt sınırının 5 yıldan fazla olması nedeniyle halen ikamet ettiği Fransa Devletinin de taraf olduğu Avrupa Suçluların İadesine Dair Sözleşme hükümleri gözetilerek; Türkiye’ye iadesinin sağlanarak ve bizzat duruşmada hazır bulundurularak müdafii huzurunda savunmasının alınması, iadesi mümkün bulunmadığı takdirde C.Savcısının esas hakkındaki mütalaasına karşı diyecekleri ile son savunmasının müdafii de hazır bulundurularak talimat yoluyla sorulması gerektiği gözetilmeyerek 5271 sayılı CMK.nun 150/3, 193, 196 ve 216 maddelerine aykırı davranılması,
2-Aynı olay nedeniyle maktul İsmail’i tasarlayarak öldürme suçundan 08/08/1994 tarihli iddianame ile Zeki, Zakir ve N. G.’ın haklarında sanık sıfatıyla kamu davası açıldığı görülmekle; açılan bu dava ile ilgili yargılama henüz sonuçlanmamış ise davaların birleştirilmesine karar verilmesi, karar verilmiş ve kesinleşmiş ise, dava dosyasının aslı veya onaylı suretinin Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde bu dosya içine konulması ve incelenmesi, delillerin birlikte değerlendirilmesi sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiğinin düşünülmemesi,
Usule aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, sair cihetleri incelenmeksizin, öncelikle bu nedenlerle resen de temyize tabi bulunan hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, 05/05/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.