YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/471
KARAR NO : 2011/2871
KARAR TARİHİ : 05.05.2011
TEBLİĞNAME : 3-B/08/226919
MAHKEMESİ :(BERGAMA) Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ VE NO :11.06.2008 – 41/93
SUÇ :Kasten bıçakla yaralamak
S.. D..’yı kasten bıçakla yaralamaktan sanık M.. K..’ın bozma üzerine yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin (BERGAMA) Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 11.06.2008 gün ve 41/93 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii ile müdahil vekili taraflarından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın kasten bıçakla yaralama suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, takdire ilişen cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre bozmadan sonra kurulan hükümde bozma nedeni dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin tahrikin varlığına, lehe hükümlerin uygulanmamasına vesaireye yönelen, katılan-mağdur vekilinin suç vasfına, cezanın ertelenmesine vesaireye yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250 esas ve 2009/13 sayılı kararında da belirtildiği gibi, mahkeme tarafından, katılan-mağdurun maddi zararının kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenmesi, belirlenen zararın sanık tarafından giderilip-giderilmeyeceğinin sanıktan sorulması, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, “sanığın katılan-mağdurun zararının karşılanmadığı” gerekçesiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ve katılan-mağdur vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA), 05.05.2011 gününde üyeler Şerafettin İste ve M. Ö.in karşıoyları ve oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY:
Sanığın, mağdurun olaydaki yaralanmasından kaynaklanan zorunlu hastane ve
tedavi masraflarını karşılamadığı gibi, masrafları ödeme konusunda sözle dahi olsa hiçbir girişimde bulunmadığı ve gerek zararın belirlenmesi gerekse giderilmesi yönünde herhangi bir çaba göstermediği, bizzat sanığın ve mağdurun duruşmalardaki anlatımından anlaşılmakla, hükmün onanması yerine yazılı gerekçe ile bozulması yönünde tezahür eden sayın çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.