Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2011/5876 E. 2011/5622 K. 03.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/5876
KARAR NO : 2011/5622
KARAR TARİHİ : 03.10.2011

TEBLİĞNAME : 1-B/2011/125177
MAHKEMESİ :NEVŞEHİR Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ VE NO :04/11/2010 – 130/241
SUÇ :Kasten öldürme

D.. Y..’i kasten öldürmekten, İ.. Ö..’i kasten öldürmeye teşebbüsten, tehditten ve izinsiz silah taşımaktan sanık İ.. K..’nın yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin (NEVŞEHİR) Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 04/11/2010 gün ve 130/241 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş ve hüküm kısmen re’sen de temyize tabi bulunmuş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık İ.. K..’nın suçlarının sübutunun kabulünde isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
Dosya içeriğine göre; ifadelerinin ve hareketlerinin dengeli olmadığı mahkemece gözlemlenen ve tutanağa geçirilen sanık hakkında Dr.Ekrem Tok Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi tarafından müşahade altına alınmak suretiyle düzenlenen 08.04.2009 tarih ve 5030/4-3 200/69 sayılı sağlık kurulu raporunda, “kronik şizofreni” denilen hastalığı bulunduğunun, hastalığının suç tarihinde ve halen davranışlarını yönlendirme yeteneğini ileri derecede ortadan kaldıracak mahiyette olup, 5237 sayılı TCK.nun 32/1. maddesinden istifade edeceğinin bildirilmesi, Adli Tıp Gözlem İhtisas Dairesince düzenlenen 30.10.2009 tarih ve 885 sayılı, Adli Tıp 4. İhtisas Kurulunca düzenlenen 26.03.2010 tarih ve 1078 sayılı raporlarda ise cezai ehliyetinin tam olduğunun bildirilmesi ancak Dr.Ekrem Tok Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi tarafından düzenlenen rapora niçin itibar edilmediği konusunda herhangi bir değerlendirme yapılmaması karşısında, düzenlenen raporlar arasında çelişki olduğu anlaşılmakla; sanığın dava dosyası ve tüm tedavi evrakı ile birlikte Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu’na sevk edilip, muayenesi yapılarak, 5237 sayılı TCK.nun 32.maddesi kapsamında rapor alınması gerektiği düşünülmeden eksik soruşturmayla yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmekle, sanık hakkında kurulan hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, 03/10/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.