Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2010/6566 E. 2011/1085 K. 28.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/6566
KARAR NO : 2011/1085
KARAR TARİHİ : 28.02.2011

TEBLİĞNAME : 1-B/2010/230090
Mahkemesi:(İSTANBUL) Onuncu Ağır Ceza Mahkemesi
Tarihi Esas Karar No:24.12.2009-70/263
Suç:Adam öldürmek

Adam öldürmek suçundan S.. T.., S.. K.., İ.. A.. ve İ.. Ç.. hakkında verilen hüküm Dairemizce onanarak kesinleşmiş olup 01.06.2005 tarihinde 5237 sayılı Yasanın yürürlüğe girmesi nedeniyle yeniden duruşma açılarak uyarlama talebinin reddine dair (İSTANBUL) Onuncu Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 24.12.2009 gün ve 70/263 sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi müdahil vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Hükümlüler S.. T.., S.. K.., İ.. A.. ve İ.. Ç.. hakkında 765 sayılı TCK. hükümleri gereğince kurulup Yargıtay 1. Ceza Dairesince ONANMAK suretiyle kesinleşen hükümlerden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun 7. ve 5252 sayılı TCK.nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanunun 9. maddesi uyarınca yeniden duruşma açılarak yapılan uyarlama sonucu bozma üzerine kurulan hükümde bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, katılan Hanım’ın ceza miktarına, üst sınırdan ceza tayin edilmesi gerektiğine yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
a) Dairemizin 02.02.2009 tarih ve 2008/6827 esas, 2009/309 karar sayılı bozma ilamına uyulmasına karar verildiği halde, bozma ilamı uyarınca Haziran 2005 tarihinden önce işlenen suçlarda, her suç yönünden ayrı ayrı yapılan değerlendirme sonucu, her suçla ilgili lehe yasa ve buna göre her suçun sonuç cezası belirlendikten sonra cezaların 765 sayılı TCK.nun 68-77 maddelerindeki ilkelere göre toplanmasına ve kabule göre hüküm fıkrasında yer alan ağır hapis sözcüklerinin hapis olarak değiştirilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
b) Hükümlülerin suçları yönünden; 5271 sayılı CMK.nun 188/1. maddesi uyarınca duruşmaya gelmeyen hükümlüler müdafiinin duruşmada hazır bulunarak görevini yapmaya zorlanması, katılmadığı oturumlardaki bilgi, belge ve işlemlere karşı savunma yapmaya davet edilmesi, gerektiğinde CMK.nun 150/3. maddesi uyarınca yeniden zorunlu bir müdafii görevlendirilmesi yoluna gidilerek, savunmada oluşan boşluk ve kısıtlılığın giderilmesi gerektiği düşünülmeden hükümlüler müdafiinin hazır bulunmadığı celse hüküm kurulması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan Hanım’ın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, re’sen de temyize tabi hükmün kısmen tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA), 28.02.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.