Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2008/1463 E. 2011/7420 K. 02.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2008/1463
KARAR NO : 2011/7420
KARAR TARİHİ : 02.12.2011

TEBLİĞNAME : 1-B/07/191031
MAHKEMESİ : (BURSA) Birinci Ağır Ceza Mahkemesi
TARİH VE NO : 27.03.2007 273/91
SUÇ : Kasten yaralamaktan ve hakaretten

B.. A..’ı kemik kırığına sebebiyet verecek şekilde yaralamaktan ve tehditten sanık E.. D.., E.. D..’yı kasten yaralamaktan ve hakaretten sanık B.. A..’ın yapılan yargılanmaları sonunda: Hükümlülüklerine ilişkin (BURSA) Birinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 27.03.2007 gün ve 273/91 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar müdafiileri taraflarından istenilmiş, sanık E.. müdafii duruşma da talep etmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: kararda açıklanan nedenle duruşmasız olarak incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

TÜRK MİLLETİ ADINA

1- Sanık Erdal hakkında verilen cezanın süresine göre sanık müdafininduruşmalı inceleme isteminin CMUK 318. Maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
2- Hakaret ve basit yaralama suçlarından katılan sanık E..’a uzlaşma teklifinde bulunulduğunun anlaşılması karşısında, tebliğnamenin (3-d) sırasında yer alan “uzlaşma teklifinde bulunulması gerektiği” yönündeki düşünce benimsenmemiştir.
3-A) Sanık E.. hakkında mağdurlar A.., A.. A.. ve N..’i ayrı ayrı “silahlı tehdit” suçlarından kurulan hükümler yönünden yapılan incelemede;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçlarının sübutu kabul, oluşa ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde suçların niteliği tayin, cezayı azaltıcı takdiri indirimin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle değerlendirilip reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmediğinden, sanık Erdal müdafiinin meşru müdafaaya, sübuta, tahrikin varlığına vesaireye ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
a) Sanık E.. hakkında mağdurlar A.., A.. A.. ve N..me gelmeyin sizi de vururum” diyerek tehdit ettiğinin kabul edilmesi karşısında, hüküm kurulurken TCK’nun 43/2 maddesinin uygulanması gerekip gerekmediği karar yerinde tartışılmadan mağdur sayısınca suç oluştuğundan bahisle TCK’nun 106/2-a maddesi ile ayrı ayrı ceza verilmesi,
b) 5237 Sayılı TCK’nun 53/1-2 maddesi uyarınca sanığın belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verilirken kendi altsoyu üzerinden velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından getirilen kısıtlamanın TCK’nun 53/3 maddesi uyarınca şartla salıverme tarihine kadar geçerli olduğunun karar yerinde gösterilmemesi,
B) Sanık E.. hakkında mağdur Bülent’i “silahla tehdit” suçundan kamu davası açılmasına rağmen, bu suç ile ilgili olarak hüküm kurulmaması suretiyle CMK’nun 225. maddesine aykırı davranılması,
C) Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07.05.2002 tarih ve 2002/4-116-245 sayılı kararında açıklandığı üzere; 6136 sayılı Yasanın Ek 8 ve Ek 9. maddelerine istinaden hazırlanıp 17.03.1989 gün ve 20111 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeline Görevlerinde Kullanılmak Üzere Bedeli Mukabili Zati Demirbaş Tabanca Satımına Dair Yönetmelikte, 29.12.1999 gün ve 23921 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmak suretiyle yapılan değişiklik ile; “zati demirbaş tabancaların” personelin memuriyeti süresince devlet malı silah sayılmalarına son verildiği, ancak görevde kullanılma koşulunun korunduğu ve suçta kullanıldığı takdirde bu silahların müsaderesinin mümkün olduğu gözetilerek; sanığın suçta kullandığı silahın, Bursa Emniyet Müdürlüğü’nün 09.11.2006 tarih ve B.05.1.EGMA.16.00.30.0293706 sayılı yazısı ile “görevi süresince kullanılmak üzere bedeli mukabilinde zati demirbaş tabanca olarak 172918 sicil sayılı polis memuru E.. D..’ya satışının yapıldığının” belirtilmiş olması, aynı yazı ekinde bulunan zati demirbaş tabanca senedinden de suçta kullanılan silahın bedeli ödenerek sanık tarafından alındığının anlaşılması karşısında; suçta kullanılan tabancanın devlet malı olmayıp görevi sebebiyle sanığa satılan zati silahı olduğu anlaşıldığından müsaderesi yerine, devlet malı silahlardan olduğu gerekçesiyle Bursa Emniyet Müdürlüğü’ne iadesine karar verilmesi,
D) Sanık E.. hakkında “silahla yaralama”, sanık B.. hakkında “basit yaralama ve hakaret” suçlarından kurulan hükümler yönünden; hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231. Maddesi uyarınca, sanıkların hukuki durumlarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin diğer yönleri incelenmeksizin tebliğnamedeki düşünce gibi CMUK’nun 321. Maddesi uyarınca (BOZULMASINA) 02.12.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.