Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2010/5426 E. 2011/1760 K. 23.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/5426
KARAR NO : 2011/1760
KARAR TARİHİ : 23.03.2011

TEBLİĞNAME : 1-B/2010/164825
MAHKEMESİ :(DOĞUBAYAZIT) Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ VE NO :15/04/2010 – 31/93
SUÇ :Kasten öldürmeye teşebbüs ve izinsiz silah taşımak

F.. Y..’ı kasten öldürmeye teşebbüsten ve izinsiz silah taşımaktan sanık B.. A..’ın yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin (DOĞUBAYAZIT) Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 15/04/2010 gün ve 31/93 sayılı hükmün duruşmalı olarak Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; duruşmalı olarak incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

TÜRK MİLLETİ ADINA

1)Sanığın sabıka kaydındaki ilamın bihakkın infaz tarihinin açıkça belirlenmesinden sonra hakkında sonucuna göre TCK.nun 58.maddesinin değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
2)Dosya kapsamı ve oluşa göre; sanıkların üzerlerine atılı suçu inkar edip benzer savunmalarda bulunduğu, aralarında menfaat uyuşmazlığı bulunmadığı anlaşılmakla, tebliğnamedeki bu yönden bozma isteyen düşünce benimsenmemiştir.
3)Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın “kasten öldürmeye teşebbüs ve yasak silah taşımak” suçlarının sübutu kabul, cezayı azaltıcı indirim nedenlerinin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma nedeni dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık ve müdafiinin temyiz dilekçesi ve duruşmalı incelemede sübuta, suç vasfına, eksik soruşturmaya yönelen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine;
Ancak;
Dosya içeriğine göre; sanık Birol’un babası olan eşi Muhacir’le birlikte yaşadığı dönemde sanık Birol tarafından şiddete maruz kalan ve eşiyle arasında doğan anlaşmazlık sonucu boşanma davası açarak ortak konutu terkeden tanık Zeynep’in bu süreçte Kadın Sığınmaevinde kaldığı, daha önceden tanıdığı mağdur Fadil tarafından buradan alınarak, mağdur ile gayriresmi olarak birlikte yaşamaya başladığı, durumu öğrenen sanık Birol’un, olay günü tabanca ile tarafların oturduğu evin salon camını kırıp onbir el ateş ederek, hayati tehlike geçirmesine neden olacak şekilde mağduru yaraladığı olayda;
Eşi Muhacir’e karşı boşanma davası açarak evden ayrılan tanık Zeynep’in ve birlikte yaşamaya başladığı mağdur Fadil’in, kendi yaşam ve davranışlarından dolayı tanık Zeynep’in üvey oğlu sanık Birol’a karşı bir sorumluluğunun olmayıp, sadece TMK.nun 185/2.maddesine göre, eşine karşı sadakat yükümlülüğünün bulunduğu, dolayısıyla mağdurun, sanığın üvey annesiyle rızası dahilinde arkadaşlık etmesinin sanığa yönelik haksız bir eylem oluşturmadığı, sanığın eylemi, mağdur Fadil’in üvey annesi Zeynep ile nikahsız olarak birlikte yaşaması nedeniyle, ailenin namus ve şerefini eksilttiği düşüncesiyle, töre (namus ve şereflerini kurtarmak) saikiyle gerçekleştirdiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK.nun 82/1-k maddesi gereğince cezalandırılması gerekirken, suçun niteliğinde yanılgıya düşülerek kasten adam öldürme suçundan aynı Yasanın 81.maddesi ile hüküm kurulması;
Yasaya aykırı olup, hükmün değişik gerekçe ile tebliğnamedeki düşünce gibi, ceza miktarı yönünden CMUK.nun 326/son maddesi gereği sanığın kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla (BOZULMASINA), 23/03/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.
23/03/2011 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık B.. A.. müdafii yokluğunda 24/03/2011 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.