YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/6210
KARAR NO : 2011/7564
KARAR TARİHİ : 07.12.2011
TEBLİĞNAME : 1-B/2011/183094
MAHKEMESİ :ÜSKÜDAR İkinci Ağır Ceza Mahkemesi
TARİH VE NO :07.02.2011 – 89/52
SUÇ :Kasten öldürmekten ve izinsiz silah taşımaktan
Erol kasten öldürmekten ve izinsiz silah taşımaktan sanık M.. U..’ın yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin (ÜSKÜDAR) İkinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 07.02.2011 gün ve 89/52 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi C.Savcısı, sanık müdafii ile müdahil vekili taraflarından istenilmiş, sanık müdafii duruşma da talep etmiş ve hüküm kısmen resen de temyize tabi bulunmuş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: sanık hakkında duruşmalı, C.Savcısı ile müdahilin temyizleri üzerine incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1- Sanık M.. U.. hakkında adam öldürme suçundan kurulan hüküm yönünden;
Olay günü maktülün akrabası Nizam’ı yaralayanı öğrenmek amacıyla sanıkla konuşmak istemesi nedeniyle aralarında münakaşa çıkması üzerine tabancasını çekerek olay yerinden ayrılmak isteyen sanığa ateş ettiği, isabet almayan sanığın kaçarak kendini korumak için sokak üzerindeki aracın arkasına saklandığı ancak maktülün sanığı araç etrafında kovaladığı ve tabancası ile uğraştığı sırada sanığın kurtulmak amacıyla yakında bulunan kahvehaneye koşarak gidip, bir elinde silahla kapıyı tutmaya çalıştığı, maktülün de sanığın arkasından gelip kahvehanenin kapısını elinde tabanca ile zorladığı ve bir süre sonra içeri girdiği, sanığın maktülü tutmaya çalıştığı ve karşılıklı boğuşmaya başladıkları, çelik yelek giyen maktülün bu boğuşma esnasında yere düşmesi üzerine sanık Musa’nın elindeki tabanca ile ateş ederek maktül Erol’u koltuk altından vurarak yaraladığı, hastaneye kaldırılan maktülün tabancasının olay yerinde namluda mermi sürülü halde bulunduğu anlaşılmakla, olay yerine çelik yelek ve tabanca ile gelen maktülün tabancalı saldırısını defetmek zorunluluğunda olan sanığın kaçmak ve boğuşmak suretiyle kurtulamayıp, ateş ederek maktülden gelen tehlikeyi uzaklaştırdığı olayda;
Sanığın yaşam hakkına yönelmiş, tekrarı muhakkak olan haksız bir saldırıyı o andaki durum ve koşullara göre saldırı ile orantılı biçimde defetmek zorunluluğu ile yasal savunma koşullarında eylemin gerçekleştiği ve yasal savunmada sınırın aşılmadığı anlaşıldığı halde, 5237 sayılı Yasanın 25, CMK.nun 223/2-d maddeleri gereğince beraatine karar verilmesi yerine adam öldürme suçundan mahkumiyet hükmü kurulması,
2- Sanık Musa hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hüküm yönünden;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçunun niteliği tayin, cezayı azaltıcı takdire ilişen sebebinin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, duruşmalı incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma nedeni dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin 6136 sayılı Yasada teşdidin yerinde olmadığına ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine;
Ancak;
1- Sanık hakkında 25.11.2004 tarihinde verilen ve 02.02.2005 tarihinde kesinleşen Beyoğlu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2004/453 esas ve 2004/71283 sayılı tecilli mahkumiyete ilişkin karar nedeni ile 5237 sayılı TCK’nun 58 maddesinin uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi,
2- Hapis cezası yanında tayin olunan temel para cezasının 450 TL’den fazla olamayacağı gözetilmeyerek yazılı şekilde fazla para cezası tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii, Cumhuriyet Savcısı ve müdahil vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, adam öldürme ve 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçlarından kurulan hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA), bozma nedenine ve tutukluluk süresine göre sanık M.. U..’ın BİHAKKIN TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu veya hükümlü olmadığı takdirde derhal tahliyesinin temini için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına, 07.12.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.
07.12.2011 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık M.. U.. müdafii Avukat yokluğunda 08.12.2011 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.