YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/4629
KARAR NO : 2011/6534
KARAR TARİHİ : 02.11.2011
TEBLİĞNAME : 1-B/2011/111932
MAHKEMESİ :(İSTANBUL) Dördüncü Ağır Ceza Mahkemesi
TARİH VE NO :28.07.2009-114/207
SUÇ:Adam ldürmek
Karısı A.. Ö..’i öldürmekten sanık H.. Ö..’in yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin (İSTANBUL) Dördüncü Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 28.07.2009 gün ve 114/207 sayılı hüküm resen temyize tabi olmakla beraber Yargıtay’ca incelenmesi C.Savcısı ile sanık müdafii taraflarından da istenilmiş, sanık müdafi duruşma da talep etmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: sanık hakkında duruşmalı, C.Savcısının temyizi üzerine incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, cezayı azaltıcı bir sebep bulunmadığı takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiilerinin eksik inceleme ile karar verildiğine, savunma hakkının kısıtlandığına, adil yargılanma hakkının elinden alındığına, tahrikin varlığına, 62. Maddenin uygulanması gerektiğine, ceza ehliyetinin yeterince araştırılmadığına, sanığın olay anında cinnet geçirdiğine yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
1- Sanığın eşi olan maktuleyi öldürmeye karar verdiği, yaptığı planı sebat ve ısrarla uygulamaya koyduğu, tasarlanan eylem ile icrası arasında geçen sürede kararında vazgeçmediği hususlarının sübut bulmadığı, sanığın öldürme kararını ne zaman verdiğinin kesin olarak belirlenemediği anlaşılmakla, sanığın eylemine uyan 5237 sayılı TCK.nun 82/1-d maddesi uyarınca cezalandırılması gerektiğinin düşünülmemesi,
2- Sanığın suçta kullandığı silahın askeri kimliğinde kayıtlı tabanca olduğu, silahının devlete ait olduğunu iddia ettiği anlaşılmakla, silahın demirbaşta kayıt olup olmadığının araştırılarak resmi kurumlara ait ise iadesine karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Yasaya aykırı olup, sanık müdafiileri ve Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla kabulüyle resen de temyize tabi bulunan hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, 02.11.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.
02.11.2011 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı M. Ş.’in huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık H.. Ö.. müdafii Avukat B.B. B.’in yokluğunda 03.11.2011 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.