YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/6189
KARAR NO : 2011/6566
KARAR TARİHİ : 02.11.2011
TEBLİĞNAME : 1-B/2011/158265
MAHKEMESİ :(SAKARYA) İkinci Ağır Ceza Mahkemesi
TARİH VE NO :16.12.2010-312/393
SUÇ:Adam Öldürmeye Teşebbüs ve
İzinsiz Silah Taşımak
Oğlu B.. H..’i öldürmeye teşebbüsten ve izinsiz silah taşımaktan sanık O.. H..’in yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin (SAKARYA) İkinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 16.12.2010 gün ve 312/393 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii ile müdahil vekili taraflarından istenilmiş, sanık müdafii duruşma da talep etmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: sanık hakkında duruşmalı, müdahilin temyizi üzerine incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
A) 16.12.2010 tarihli duruşmada sanık hakkındaki şikayetinden vazgeçtiğini beyan eden mağdur Burhan’ın müdahillik sıfatı CMUK.nun 243. Maddesine göre sona erdiğinden ve verilen hükmü temyize yetkisi bulunmadığından, vekilinin temyiz isteminin CMUK.nun 317. maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir
B-1) Öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan hüküm yönünden;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, takdiri cezayı azaltıcı sebebinin niteliği ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, duruşmalı inceleme sonucu verilen hükümde bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin meşru savunmanın varlığına, suçun niteliğine, TCK’nun 35.maddesi ile fazla ceza verildiğine, eksik incelemeye yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
a) Sanığın, olaydan hemen sonra mağduru hastaneye götürmesi, tıbbi müdahale sonucu mağdurun ölmemesi ve TCK.nun gönüllü vazgeçmeye ilişkin 36. Maddesi gözetilerek, sanığın tamam olan yaralama suçundan cezalandırılması gerekirken kasten insan öldürmeye teşebbüs suçundan hüküm kurulması,
b) Gerekçede; olay günü saat:21.00 sıralarında işlenen eylemin, mağdurun evin ziline basması, sanığın kim o sorusuna yanıt vermemesi ve evin
kapısını kırıp içeri girmesi karşısında işlendiği savunmaya dayalı olarak kabul edildiği halde, TCK.nun haksız tahrike ilişkin 29.maddesinin uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi,
2) 6136 sayılı Yasaya Aykırılık suçundan kurulan hüküm yönünden;
Olayda kullanılan silahın sanığın eşine ait ve ruhsatlı olduğu ileri sürüldüğü halde, gerekli araştırmanın yapılması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi yerine eksik inceleme sonucu mahkumiyet ve zoralım kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA), tutukluluk süresi ve bozma nedenleri gözetilerek sanığın salıverilmesine, başka suçtan tutuklu veya hükümlü değil ise salıverilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına, 02.11.2011 gününde oybirliği ile karar verildi
02.11.2011 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı M. Ş.’in huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık O.. H.. müdafii Avukat E. Ş.’in yokluğunda 03.11.2011 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.