YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/3985
KARAR NO : 2011/6574
KARAR TARİHİ : 02.11.2011
TEBLİĞNAME : 1-B/2011/133167
MAHKEMESİ :(BAKIRKÖY) Onbirinci Ağır Ceza Mahkemesi
TARİH VE NO :14/10/2010-235/254
SUÇ:Kasten öldürmeye teşebbüs
S.. T..’ı kasten öldürmeye teşebbüsten sanık S.. Ö..’nin yapılan yargılanması sonunda: hükümlülüğüne ilişkin (BAKIRKÖY) Onbirinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 14/10/2010 gün ve 235/254 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1)5320 sayılı Yasanın 13/1 ve ilgili yönetmeliğin 8/3 maddesi gereğince baro tarafından atanan müdafiiye ödenen ücretin sanığa yargılama gideri olarak yüklenmesi gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni sayılmamıştır.
2)Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık Soner’in öldürmeye teşebbüs suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, takdire ilişen cezayı azaltıcı sebebinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştiri ve bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin eksik incelemeye, sübuta, suçun niteliğine, tahrikin varlığına, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak; oluşa ve dosya içeriğindeki delillere ve Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu’nun 05/08/2009 tarihli rapor içeriğine göre, sanığın, bıçakla mağdur Sadi’yi sol hemitoraks arkadan bir, sol koldan üç, sol kalçadan bir isabetle vurarak, hemitorakstaki yaralanma nedeniyle pnömotoraksa, yaşamsal tehlike geçirmesine, sol kol iç yüzdeki yaralanma nedeniyle anatomik eksiklik ve fonksiyon kaybından dolayı organlardan birinin işlevinin sürekli zayıflamasına neden olduğu, diğer yaralanmaların basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte bulunduğu anlaşılmakla, meydana gelen zararın ağırlığına göre, 5237 sayılı TCK.nun 9-15 yıl arasında hapis cezası öngören 35. maddesinin uygulanması sırasında üst sınıra yakın ceza tayini yerine, 15 yıl hapis cezası verilerek fazla ceza tayini,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmekle, hükmün bu nedenle tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, 02/11/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.