YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2008/2845
KARAR NO : 2010/1724
KARAR TARİHİ : 23.03.2010
TEBLİĞNAME : 1-B/07/224489
MAHKEMESİ : Mersin 2.Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ VE NO : 18.04.2007 – 188/86
SUÇ : Kasten birlikte öldürmek ve gasp
Ö.. Ç..’i kasten birlikte öldürmekten ve gasptan sanıklar Y.. Ç.., O.. S.. ile G.. S.., izinsiz silah taşımaktan sanıklar Y.. Ç.. ile G.. S..’ın yapılan yargılanmaları sonunda: sanık Yavuz’un hükümlülüğüne, sanık Yavuz’un gasp, diğer sanıklar Orhan ile Gökhan’ın üzerlerine atılı müsnet suçtan beraatlerine ilişkin (MERSİN) İkinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 18.04.2007 gün ve 188/86 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık Orhan ve müdahiller vekili taraflarından istenilmiş, müdahiller duruşma da talep etmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: kararda açıklanan nedenle duruşmasız olarak incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1- Katılanlar vekilinin, sanıklar Gökhan ve Orhan hakkında 6136 sayılı Kanuna Muhalefet suçlarından kurulan hükümlere yönelen temyiz isteğinin yetkileri bulunmadığından, CMUK.nun 317. Maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
2- Sanık Orhan hakkında kasten insan öldürmek, silahla yağmaya teşebbüs ve 6136 sayılı Kanuna Muhalefet suçlarından, sanıklar Gökhan ve Yavuz hakkında kasten insan öldürmek ve silahla yağmaya teşebbüs suçlarından kurulan hükümlerle sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesinde,
Aynı eylemlerden yargılanıp, mahkum olan sanık Orhan ile beraat eden sanıklar Gökhan ve Yavuz arasında savunma açısından çıkar çatışması bulunduğu, bu nedenle sanıkların aynı vekille temsili usulüne aykırı olduğu anlaşılmakla, Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulu’nun 20.10.2009 gün ve 85/242 sayılı kararı da dikkate alınarak, her bir sanık için ayrı müdafii atanması gerektiğinin düşünülmemesi suretiyle, CMK.nun 152 ve 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 38/b maddelerine aykırı davranılması,
Usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiş, sanık Orhan müdafii ile katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu sebeple yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin öncelikle bu nedenle, kısmen resen de temyize tabi hükümlerin tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak BOZULMASINA, 23.03.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.