YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2008/5843
KARAR NO : 2010/4039
KARAR TARİHİ : 01.06.2010
TEBLİĞNAME : 1-B/08/68445
MAHKEMESİ : (İZMİR) Altıncı Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ VE NO : 06/12/2006 – 282/584
SUÇ : Akrabayı Öldürme
Kardeşi H.. B..’yı öldürmekten sanık M.. B..’nın yapılan yargılanması sonunda: hükümlülüğüne ilişkin (İZMİR) Altıncı Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 06/12/2006 gün ve 282/584 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii ile müdahiller vekili taraflarından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın kardeşini öldürme suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, cezayı azaltıcı takdiri indirim sebebinin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma nedeni dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin eksik incelemeye, sübuta, suç niteliğine, delillerin yanlış değerlendirildiğine yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Olay gecesi eşi ve çocuklarıyla mahalledeki asker eğlencesine giden sanığın, daha önceden aralarında çeşitli sebeplerden dolayı anlaşmazlık bulunan ağabeyi olan maktulun evinin önünden geçerlerken, sanığın yanında bulunan oğlu Melih’in balkonda eşi ve çocuklarıyla oturmakta olan maktule küfrettiği, eşi Birsen’in de ellerini başına götürerek boynuz işareti yaptığı bu nedenle iki aile arasında kavga çıktığı, kavga sırasında maktulun elindeki bıçakla sanığın eşi Birsen’i bıçakla hayati tehlike geçirecek, 25 gün mutad iştigaline engel olacak şekilde yaraladığı, daha sonra da sanığın elindeki bıçakla maktulü iki yerinden bıçaklayarak öldürdüğü olayda; ilk haksız hareketin sanığın yanında bulunan eşi ve oğlundan geldiği, maktulün de onların haksız hareketine karşılık verip sanığın eşini bıçakladığı, sanığın da maktulü bıçaklayarak öldürdüğü anlaşılmakla, etki tepki dengesi dikkate alındığında, tahrikte dengenin sanık lehine bozulduğu kabul edilerek, tahrik nedeniyle makul oranda indirim yapılması yerine yazılı şekilde en üst sınırdan uygulama yapılarak sanık hakkında eksik cezaya hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ve katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA), ceza miktarına ve tutuklulukta geçen süreye göre sanığın tahliye isteminin reddine, 01/06/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.