YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2008/5251
KARAR NO : 2010/1777
KARAR TARİHİ : 24.03.2010
TEBLİĞNAME : 1-B/2008/68181
MAHKEMESİ :Gaziantep 2. Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ VE NO :18.09.2007- 121/275
SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs, izinsiz silah taşımak
H.. P..’ı kasten öldürmeye teşebbüsten ve izinsiz silah taşımaktan sanık S.. K..’nın yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin (GAZİANTEP) İkinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 18/09/2007 gün ve 121/275 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi C.Savcısı ve sanık müdafii taraflarından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın öldürmeye teşebbüs suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin kılınmış, takdire ilişen cezayı azaltıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin sübuta, Cumhuriyet Savcısının suç niteliğine yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Öldürmeye teşebbüs suçu yönünden;
a) Mağdur Hüseyin hakkında Gaziantep 25 Aralık Devlet Hastanesi’nde düzenlenen 13/03/2007 tarihli kesin raporda; mağdurun yarasının basit bir tıbbi müdahale ile giderilemeyeceği, hayati tehlike oluşturduğu bildirilmesine rağmen, mağdurda oluşan yaraların özellikleri ve oluşturduğu zarar hakkında açıklama yapılmaması karşısında, mağdurun tüm tedavi evrakı temin edildikten sonra, her bir yara ile ilgili olarak Adli Tıp Kurumu İhtisas Kurulu’ndan rapor aldırılması ve sonucuna göre, 5237 sayılı Yasanın 9 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası öngören 35.maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
b) Mağdurdan kaynaklanan ve haksız tahrik teşkil eden olguların ne olduğu denetime olanak sağlayacak açıklıkta gösterilmeden, soyut gerekçeyle haksız tahrik indirimi uygulanması,
c) Sanığın adli sicil kaydına göre; Gaziantep 2.Sulh Ceza Mahkemesi’nin 06/05/2004 tarih 2003/647,2004/650 sayılı ilamı ile 765 sayılı TCK.nun 466/1 ve 81/1.maddeleri gereğince aldığı cezanın suç tarihinden önce 26/11/2004 tarihinde yerine getirildiğinin anlaşılması karşısında, 765 sayılı TCK.nun 466/1.maddesinin 5237 sayılı TCK.da karşılığının bulunmaması dikkate alınarak, uyarlama yapılıp yapılmadığı araştırıldıktan sonra, sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı tartışılmaksızın hüküm kurulması,
d) Kabule göre de;
5237 sayılı TCK.nun 29.maddesi uyarınca uygulama yapıldığı sırada, sanığa verilen cezadan haksız tahrik nedeniyle 1/4 oranında indirim yapıldığı belirtilmesine rağmen, 1/3 oranında indirim yapılarak çelişki oluşturulması,
2- 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçu yönünden;
Hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasa’nın 562.maddesi ile değiştirilen 5271 sayılı CMK.nun 231.maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasında; ceza miktarının üst sınırının 2 yıla çıkartılması, soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olan suçlarla ilgili sınırlandırmanın da kaldırılması nedeniyle yerel mahkemece yeniden değerlendirme yapıllmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık, sanık müdafii ve Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA), 24/03/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.