YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/5907
KARAR NO : 2014/11569
KARAR TARİHİ : 11.06.2014
MAHKEMESİ : KOCAELİ 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 19/07/2012
NUMARASI : 2011/496-2012/360
Taraflar arasında görülen tapu kaydında düzeltim davası sonucunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar, davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddianın sabit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; davacıların, dava konusu 1120 parsel sayılı taşınmazın mülkiyetinin mirasbırakanları ” Mehmet oğlu İ. K..’a ” ait olduğu halde, tapu kaydında ” Salih oğlu İ. K..” olarak yeraldığını ileri sürerek, tapu kaydının nüfus kaydına uygun olarak düzeltilmesine karar verilmesi isteğiyle eldeki davayı açtıkları; 12.8.1964 tarihli tapulama tutanağının edinme sebebi bölümünde ” taşınmazın, 20 seneyi aşkın zamandır nizasız,fasılasız ve malik sıfatıyla zilyedi olduğu açıklanarak” Salih oğlu 1305 (miladiye çevrilmekle 1889 ) doğumlu İsmail Karakuzu adına tespit gördüğü; davacılar murisi Mehmet oğlu İsmail Kındır ‘ın ise 1276 ( miladiye çevrilmekle 1.7.1860 )doğumlu olduğu anlaşılmaktadır.
Hemen belirtilmelidir ki, taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin isim, soyisim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme taleplerinin kaynağını oluşturur. Bu tür taleplerde kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
Somut olayda; tespit maliki Salih oğlu 1305 doğumlu (miladiye çevrilmekli 1889 doğumlu) İ. K.. olup, davacılar murisi Mehmet oğlu İ.K.. ‘ın ise 1.7.1860 doğumlu olarak nüfusa kayıtlı bulunduğu, İ.K..’ın eski eşi D.K.’nun baba adının Salih olduğu gözetildiğinde, eldeki davada mülkiyet aktarım ihtimali ortaya çıktığı açıktır.
O halde, eldeki davada mülkiyet aktarım ihtimali ortaya çıktığından, artık bu davanın çekişmesiz yargı usulüne göre sulh hukuk mahkemesinde tapuda kimlik bilgilerinin düzeltilmesi davası olarak görülebilmesine imkan bulunmamaktadır. Yargılama usulleri birbirinden farklı olduğundan ve çekişmesiz yargı işlerinde teknik anlamda bir hasım bulunmadığından, görevsizlik kararı verilerek davaya asliye hukuk mahkemesinde de devam edilemez.
Hal böyle olunca, davacının taşınmazda hak iddia eden kişi ya da kişiler aleyhinde HMK’nun 2.maddesi uyarınca dava açabileceği gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılğılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerle (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 11.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.