YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/7568
KARAR NO : 2014/11649
KARAR TARİHİ : 12.06.2014
MAHKEMESİ : GAZİOSMANPAŞA 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 30/12/2013
NUMARASI : 2011/645-2013/523
Taraflar arasında görülen ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, paydaşlar arasında ecrimisil isteğine ilişkindir.
Davacı, taşınmazın tamamını davalının kereste satış yeri olarak kullanmak suretiyle tasarruf ettiğini, taşınmazdan yararlanmasına izin vermediğini ileri sürerek, 01.08.2006 – 01.08.2011 dönemi için şimdilik 8.000.-TL ecrimisilin yıllara göre yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi istekli eldeki davayı açmıştır.
Mahkemece, çekişmeye konu taşınmazı davalı paydaş ile kiracısının kullandığı ve davacının yararlanılmasına engel olunduğu gerekçesi ile 22.05.2008 – 01.08.2011 dönemi esas alınarak ecrimisil isteğinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; ecrimisile konu arsa vasıflı 9138 parsel sayılı taşınmazın 180/768 payının 29.09.2000 tarihinde elbirliği mülkiyetinin sona erdirilmesine istinaden davacı, 180/768 payının 22.11.2006 tarihinde satışa istinaden davalı adına, kalan payların ise dava dışı kişiler adına kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır.
Hemen belirtmek gerekir ki; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 259/2. maddesinde; ” Mahkemece, gerçeğin ortaya çıkması için gerekliyse, tanığın olayın gerçekleştiği veya şeyin bulunduğu yerde dinlenilmesine karar verilebilir” düzenlemesine yerverilmiştir.
Özelikle, dava konusu yerin gösterilmesi suretiyle dinlenmesinin gerçeği daha iyi aydınlatacağı umulan hallerde tanığın mahallinde dinlenmesi gerekir. O halde, gayrimenkule ilişkin davalarda tarafların bildirdikleri şahitlerin keşif mahallinde dinlenmeleri gerekeceğinde kuşku yoktur.
Somut olaya gelince, davalı, ecrimisile konu yeri kullanmadığını ve kiraya vermek suretiyle kimseye kullandırtmadığını, çekişme konusu taşınmazın bitişiğinde bulunan ve tamamına malik olduğu dava dışı 9137 nolu parseli işyeri olarak kiraya verdiğini savunmuş, dinlenen taraf tanıkları da; dava konusu yerde hızar atölyesi yanında da boş arsasının bulunduğunu, taşınmazın H. E.. isimli kişiye kiraya verildiğini ve kira bedelini davalının aldığını beyan etmişler, ne var ki; tanıkların keşif mahallinde dinlenmemesi sebebi ile kiraya verilen yer ile boş olan bölümün tanık beyanları doğrultusunda sınırları tespit edilmeden ve dava konusu yerin tamamının davalı tarafından bizzat veya kiraya verilmek suretiyle tasarruf edilip edilmediği kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmeden sonuca gidilmiştir.
Hal böyle olunca; mahallinde yeniden uygulama yapılarak, tarafların bildirdikleri tanıkların keşif mahallinde dinlenmesi, özellikle; ecrimisile konu taşınmazın sınırlarının teknik bilirkişilerce belirlenerek dava konusu yerin davalı veya kiracısı tarafından tasarruf edilip edilmediği, davalının kiraya verdiğini iddia ettiği bölümün nereye isabet ettiği hususlarında tanıkların ayrıntılı ve etraflıca beyanları alınarak, bu doğrultuda teknik bilirkişilere krokili rapor düzenlettirilmesi, toplanacak delillerin toplanan delillerle birlikte değerlendirilerek varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme yetinilerek yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru değildir.
Davalı vekilinin temyiz itirazları belirtilen nedenlerle yerindedir. Kabulüyle hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 12.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.