YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/8520
KARAR NO : 2014/11650
KARAR TARİHİ : 12.06.2014
MAHKEMESİ : AFŞİN 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 02/12/2013
NUMARASI : 2011/801-2013/380
Taraflar arasında görülen ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, ecrimisil isteğine ilişkindir.
Davacı, kayden maliki olduğu 489 parsel sayılı taşınmazın Termik Santralı Kömür İşletim Sahasında kalması ve davalının haksız yere kalıcı şekilde elatması sebebi ile uzun yıllar tarım yapamadığını, kamulaştırmasız elatma bedelinin tahsili hususunda açtığı davanın Afşin 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2005/73 Esas, 2011/454 sayılı kararı ile kabul edildiğini ve Yargıtayca onandığını ileri sürerek dava tarihinden geriye doğru 5 yıllık olmak üzere şimdilik 5.000.-TL ecrimisilin dönemsel faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi istekli eldeki davayı açmış, davalı ise, kamulaştırmasız elatmadan kaynaklı bedel davasında taşınmazın değerinin 2005 tarihi itibariyle hesaplanıp faizi ile birlikte hüküm altına alındığını, bu tarihten sonrası için ecrimisil istenemeyeceğini, zamanaşımı süresinin de dolduğunu, davacının yıllarca sessiz kalması sebebi ile zımnen de olsa muvafakat ettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, kayden davacıya ait çekişme konusu taşınmaza davalının uzun yıllardır haksız yere elattığı, öte yandan Anayasa Mahkemesi’nin Kamulaştırma Kanunu’nun 38. maddesini iptal ettiği 2003 yılına kadar 20 yıllık hak düşürücü sürenin dolmadığı bu nedenle Türk Medeni Kanunu’nun 705. maddesi gereğince taşınmazın davalı idare adına tesciline ilişkin koşulların da oluşmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hemen belirtilmelidir ki, kamulaştırma kararı almadan veya kamulaştırma işlemlerini tamamlamadan taşınmaza el koymuş bulunan idare, haksız işgalci konumundadır. Taşınmaz mal maliki, idarenin bu fiili durumuna razı olup, bedeli mukabilinde taşınmazın mülkiyetini idareye devretme iradesini ortaya koyduğu, eş söyleyişle kamulaştırmasız el koyma karşılığının tahsili talebiyle dava açtığı tarihe kadar taşınmaza el atması haksız fiil niteliğindedir. Sonuç olarak kamulaştırmasız elatma nedeniyle mal sahibi, taşınmazın dava tarihindeki değerini isteyebileceği gibi, ecrimisil de isteyebilir. Ancak taşınmazın kamulaştırılması istendikten sonra, dava gününde bu yerin mülkiyetini idareye devir etmeye razı olduğundan dava gününden sonraki zaman için ecrimisil istenemez.
Somut olaya gelince; davacının taşınmazla ilgili olarak 10.02.2005 tarihinde kamulaştırmasız elkoymadan kaynaklı açmış olduğu tazminat davasının Afşin 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 11.02.2011 tarihli, 2005/73 Esas, 2011/454 sayılı kararı ile kabul edilerek, 489 nolu parselin tamamı için belirlenen 82.728,00.-TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, 489 nolu parselin davacı adına olan tapu kaydının ise iptali ile davalı E.. M.. adına tesciline karar verildiği ve anılan kararın dereceattan geçmek suretiyle 26.01.2012 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın ise 14.11.2011 tarihinde açıldığı görülmektedir.
O halde, kamulaştırmasız el koyma karşılığının tahsili talebiyle açılan dava tarihinden (10.02.2005) sonraki dönem için ecrimisil isteğini içeren eldeki davanın dinlenemeyeceği gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Davalı vekilinin temyiz itirazları belirtilen nedenlerle yerindedir. Kabulüyle hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 12.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.